İçeriğe atla

boru

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: bóru, borů, bórů, ború, börü, bőrű, bōru

Türkçe

[düzenle]

Heceleme

[düzenle]
  • Heceleme: bo‧ru

boru (belirtme hâli boruyu, çoğulu borular)

Boru (1)
  1. (kaplar) Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir.
    Soba borusu kazanın içinden geçerdi. - N. Cumalı
  2. (müzik) borazan
    • Ankara'da ilk sabah boru sesinden uyandım. - R. E. Ünaydın
  3. (oyun) Bir tür çocuk oyunu
    • 2015:Emrah POLAT, 2015 Köpek Adamlar, sayfa 69 , İletişim Yayınları
      "Çocuklar burada çift kale maç, saklambaç, boru gibi oyunların yanı sıra vahşi bir uğraşa merak sarmışlardı: Köpek dövüşleri."
  4. (halk ağzı, otomotiv) (Kıbrıs ağzı) korna

Deyimler

[düzenle]

boru çalmak, boru değil, boru gibi ötmek, boru mu bu?, borusunu çalmak, borusu ötmek

Türetilmiş Kavramlar

[düzenle]

boru ağı, boru akımı, boru askısı, boru bileziği, boru çiçeği, boru hattı, boru kabağı, boru kelepçesi, boru mengenesi, boru paça, boru yolu, çelik boru, demir boru, kılcal boru, pik boru, plastik boru, profil boru, acemborusu, bağlantı borusu, boşaltma borusu, emzik borusu, fallop borusu, güvenlik borusu, havalık borusu, idrar borusu, kalk borusu, kalorifer borusu, karavana borusu, nefes borusu, östaki borusu, paydos borusu, pis su borusu, sidik borusu, soluk borusu, su borusu, taharet borusu, tahliye borusu, T borusu, ti borusu, U borusu, yağmur borusu, yat borusu, yem borusu, yemek borusu, yuf borusu

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe burku

boru

  1. boru

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Kırım Tatarca

[düzenle]

boru

  1. baca

Tatarca

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

boru

  1. burmak