göğüs
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]göğüs (belirtme hâli göğsü, çoğulu göğüsler)


- (anatomi) Vücudun boyunla karın arasında bulunan ve kalp, akciğer vb. organları içine alan bölümü; bağır, kökirek, sine
- (anatomi) Bu vücut bölümünün ön tarafı, sırt karşıtı; döş
- Genç ve meçhul kadın çocuğunu göğsüne basarak girdi. - A. Gündüz
- Bu bölümün içindeki organlar.
- (anatomi, mecaz) meme
- Vücudumun etliliğinden, göğsümün dolgunluğundan, elbiselerim dar gelirdi. - S. M. Alus
- (giyim) Elbisenin göğsü örten kısmı.
- 1966: Reşat Nuri GÜNTEKİN, 1966 Damga, sayfa 11 , İnkılâp ve Aka Kitabevleri
- "Soğuk günlerde annesinin göğsü işlemeli eski hırkasiyle mektebe geldiği için ben ona «Kız Ömer» diye takılırdım."
- 1966: Reşat Nuri GÜNTEKİN, 1966 Damga, sayfa 11 , İnkılâp ve Aka Kitabevleri
Deyimler
[düzenle]göğsü daralmak göğsü tıkanmak, göğsü kabarmak, göğsünü gere gere, göğsünü kabartmak, göğsünü yırtmak, göğüs germek, göğsünü germek, göğüs bağır açık, göğüs geçirmek, göğüs verme
Türetilmiş Kavramlar
[düzenle]göğüs boşluğu, göğüs cerrahisi, göğüs çaprazı, göğüs çukuru, göğüs darlığı, göğüs eti, göğüs göğüse, göğüs hastalığı, göğüs ingini, göğüs kafesi, göğüs kemiği, göğüs kovuğu, göğüs sesi, göğüs tahtası, ön göğüs, tahta göğüs, güvercingöğsü, kumrugöğsü, tavukgöğsü
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "göğüs" maddesi