yaka
Görünüm
| Ayrıca bakınız: Yaka |
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]yaka (belirtme hâli yakayı, çoğulu yakalar)


- (giyim) Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü:
- "Paltosunun yakasını kaldırıp tenha caddeyi tutturdu." - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- (giyim) Giysilerin boyna gelen bölümüne eklenen ve türlü biçimlerde olan parçası.
- Karşılıklı iki yandan her biri; geçe
- "Sokağın karşı yakasına geçtiler." - Memduh Şevket Esendal
- Eğimli arazi
- (mimarlık) Yapıların saçaklarında, suyun içeriye sızmasını önlemek için kiremidin altıyla oluk arasına konulan metal levha.
- (yerleşim birimleri) semt
- (yerleşim birimleri) kenar
- (denizcilik) sahil
- (denizcilik) Yelkenlerin kenar ve köşeleri
Çekimleme
[düzenle]yaka adının çekimi
Sözcük birliktelikleri
[düzenle]- (giyim): balıkçı yaka, boğazlı yaka
- (kenar): Anadolu Yakası, Rumeli Yakası
Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "yaka" maddesi
Gagavuzca
[düzenle]Köken
[düzenle]Eski Türkçe jaka (jaka).
Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: ya‧ka
Ad
[düzenle]yaka
- (giyim) yaka
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki