İçeriğe atla

yaka

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Yaka

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

yaka (belirtme hâli yakayı, çoğulu yakalar)

Yaka, koyu renkle belirtilmiş. (1)
Şehrin diğer yakası (3)
  1. (giyim) Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü:
    • "Paltosunun yakasını kaldırıp tenha caddeyi tutturdu." - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  2. (giyim) Giysilerin boyna gelen bölümüne eklenen ve türlü biçimlerde olan parçası.
  3. Karşılıklı iki yandan her biri; geçe
    • "Sokağın karşı yakasına geçtiler." - Memduh Şevket Esendal
  4. Eğimli arazi
  5. (mimarlık) Yapıların saçaklarında, suyun içeriye sızmasını önlemek için kiremidin altıyla oluk arasına konulan metal levha.
  6. (yerleşim birimleri) semt
  7. (yerleşim birimleri) kenar
  8. (denizcilik) sahil
  9. (denizcilik) Yelkenlerin kenar ve köşeleri

Çekimleme

[düzenle]

Sözcük birliktelikleri

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe jaka (jaka).

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: ya‧ka

yaka

  1. (giyim) yaka

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki