İçeriğe atla

takılmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: ta‧kıl‧mak

Eylem

[düzenle]

takılmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi takılır)

  1. takmak işi yapılmak.
  2. Bir yere iliştikten veya dokunduktan sonra oradan kurtulamamak.
    • "Önünü çok iyi göremeyen hayvanın ayağı bir taşa takıldı." - Osman Cemal Kaygılı
  3. Engelle karşılaşıp geçici olarak işlemez duruma gelmek.
    • "İğne bir müddetten beri plağın bozuk yerine takılmış, ha babam ha, bir melodiyi tekrar edip duruyordu." - Haldun Taner
  4. Bir yerde bir süre kalmakb
    • Yolda bir arkadaşına takıldı.
  5. (mecaz) Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak.
    • İki noktaya takıldım. "Meyve suyu" tamam, meyvenin suyu demek, iki ayrı sözcük olarak yazılır ama madensuyu... Madenin suyu değil, demek bileşik sözcük; öyleyse bitişik yazılmalı.
      — 2026, Feyza HEPÇİLİNGİRLER, “Türkçe Günlükleri”, Varlık, 1420. sayı, s. 90
  6. (mecaz) Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmakb
    • "İstasyon memuru onun şehre seyrek indiğini bildiğinden her seferinde takılır." - Haldun Taner
  7. Biriyle, bir toplulukla sık sık birlikte olmak, onlara katılmak.
  8. Kahvehane, meyhane vb.ne sık sık gitmek, eğlenmek.
  9. Birinin sürekli peşinden gitmek.


Çekimleme

[düzenle]
takılmak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit takıldım takıldın takıldı takıldık takıldınız takıldılar
hikâye takıldıydım takıldıydın takıldıydı takıldıydık takıldıydınız takıldıydılar
rivayet — — — — — —
şart takıldıysam takıldıysan takıldıysa takıldıysak takıldıysanız takıldıysalar
takıldılarsa
belirsiz geçmiş basit takılmışım takılmışsın takılmış takılmışız takılmışsınız takılmışlar
hikâye takılmıştım takılmıştın takılmıştı takılmıştık takılmıştınız takılmıştılar
rivayet takılmışmışım takılmışmışsın takılmışmış takılmışmışız takılmışmışsınız takılmışmışlar
şart takılmışsam takılmışsan takılmışsa takılmışsak takılmışsanız takılmışsalar
takılmışlarsa
geniş basit takılırım takılırsın takılır takılırız takılırsınız takılırlar
hikâye takılırdım takılırdın takılırdı takılırdık takılırdınız takılırdılar
rivayet takılırmışım takılırmışsın takılırmış takılırmışız takılırmışsınız takılırmışlar
şart takılırsam takılırsan takılırsa takılırsak takılırsanız takılırsalar
takılırlarsa
şimdiki basit takılıyorum takılıyorsun takılıyor takılıyoruz takılıyorsunuz takılıyorlar
hikâye takılıyordum takılıyordun takılıyordu takılıyorduk takılıyordunuz takılıyordular
rivayet takılıyormuşum takılıyormuşsun takılıyormuş takılıyormuşuz takılıyormuşsunuz takılıyormuşlar
şart takılıyorsam takılıyorsan takılıyorsa takılıyorsak takılıyorsanız takılıyorsalar
takılıyorlarsa
gelecek basit takılacağım takılacaksın takılacak takılacağız takılacaksınız takılacaklar
hikâye takılacaktım takılacaktın takılacaktı takılacaktık takılacaktınız takılacaktılar
rivayet takılacakmışım takılacakmışsın takılacakmış takılacakmışız takılacakmışsınız takılacakmışlar
şart takılacaksam takılacaksan takılacaksa takılacaksak takılacaksanız takılacaksalar
takılacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit takılayım takılasın takıla takılalım takılasınız takılalar
hikâye takılaydım takılaydın takılaydı takılaydık takılaydınız takılaydılar
rivayet takılaymışım takılaymışsın takılaymış takılaymışız takılaymışsınız takılaymışlar
şart — — — — — —
şart basit takılsam takılsan takılsa takılsak takılsanız takılsalar
hikâye takılsaydım takılsaydın takılsaydı takılsaydık takılsaydınız takılsaydılar
rivayet takılsaymışım takılsaymışsın takılsaymış takılsaymışız takılsaymışsınız takılsaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit takılmalıyım takılmalısın takılmalı takılmalıyız takılmalısınız takılmalılar
hikâye takılmalıydım takılmalıydın takılmalıydı takılmalıydık takılmalıydınız takılmalıydılar
rivayet takılmalıymışım takılmalıymışsın takılmalıymış takılmalıymışız takılmalıymışsınız takılmalıymışlar
şart takılmalıysam takılmalıysan takılmalıysa takılmalıysak takılmalıysanız takılmalıysalar
takılmalılarsa
emir basit — takıl takılsın — takılın
takılınız
takılsınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit takılmadım takılmadın takılmadı takılmadık takılmadınız takılmadılar
hikâye takılmadıydım takılmadıydın takılmadıydı takılmadıydık takılmadıydınız takılmadıydılar
rivayet — — — — — —
şart takılmadıysam takılmadıysan takılmadıysa takılmadıysak takılmadıysanız takılmadıysalar
takılmadılarsa
belirsiz geçmiş basit takılmamışım takılmamışsın takılmamış takılmamışız takılmamışsınız takılmamışlar
hikâye takılmamıştım takılmamıştın takılmamıştı takılmamıştık takılmamıştınız takılmamıştılar
rivayet takılmamışmışım takılmamışmışsın takılmamışmış takılmamışmışız takılmamışmışsınız takılmamışmışlar
şart takılmamışsam takılmamışsan takılmamışsa takılmamışsak takılmamışsanız takılmamışsalar
takılmamışlarsa
geniş basit takılmam takılmazsın takılmaz takılmayız takılmazsınız takılmazlar
hikâye takılmazdım takılmazdın takılmazdı takılmazdık takılmazdınız takılmazdılar
rivayet takılmazmışım takılmazmışsın takılmazmış takılmazmışız takılmazmışsınız takılmazmışlar
şart takılmazsam takılmazsan takılmazsa takılmazsak takılmazsanız takılmazsalar
takılmazlarsa
şimdiki basit takılmıyorum takılmıyorsun takılmıyor takılmıyoruz takılmıyorsunuz takılmıyorlar
hikâye takılmıyordum takılmıyordun takılmıyordu takılmıyorduk takılmıyordunuz takılmıyordular
rivayet takılmıyormuşum takılmıyormuşsun takılmıyormuş takılmıyormuşuz takılmıyormuşsunuz takılmıyormuşlar
şart takılmıyorsam takılmıyorsan takılmıyorsa takılmıyorsak takılmıyorsanız takılmıyorsalar
takılmıyorlarsa
gelecek basit takılmayacağım takılmayacaksın takılmayacak takılmayacağız takılmayacaksınız takılmayacaklar
hikâye takılmayacaktım takılmayacaktın takılmayacaktı takılmayacaktık takılmayacaktınız takılmayacaktılar
rivayet takılmayacakmışım takılmayacakmışsın takılmayacakmış takılmayacakmışız takılmayacakmışsınız takılmayacakmışlar
şart takılmayacaksam takılmayacaksan takılmayacaksa takılmayacaksak takılmayacaksanız takılmayacaksalar
takılmayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit takılmayayım takılmayasın takılmaya takılmayalım takılmayasınız takılmayalar
hikâye takılmayaydım takılmayaydın takılmayaydı takılmayaydık takılmayaydınız takılmayaydılar
rivayet takılmayaymışım takılmayaymışsın takılmayaymış takılmayaymışız takılmayaymışsınız takılmayaymışlar
şart — — — — — —
şart basit takılmasam takılmasan takılmasa takılmasak takılmasanız takılmasalar
hikâye takılmasaydım takılmasaydın takılmasaydı takılmasaydık takılmasaydınız takılmasaydılar
rivayet takılmasaymışım takılmasaymışsın takılmasaymış takılmasaymışız takılmasaymışsınız takılmasaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit takılmamalıyım takılmamalısın takılmamalı takılmamalıyız takılmamalısınız takılmamalılar
hikâye takılmamalıydım takılmamalıydın takılmamalıydı takılmamalıydık takılmamalıydınız takılmamalıydılar
rivayet takılmamalıymışım takılmamalıymışsın takılmamalıymış takılmamalıymışız takılmamalıymışsınız takılmamalıymışlar
şart takılmamalıysam takılmamalıysan takılmamalıysa takılmamalıysak takılmamalıysanız takılmamalıysalar
takılmamalılarsa
emir basit — takılma takılmasın — takılmayın
takılmayınız
takılmasınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —

Deyimler

[düzenle]

edepsizliği gündeliğe takılmak, takılıp kalmak

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]