bağ
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Köken 1
[düzenle]Eski Türkçe [alfabe isteniyor] (bāġ, “1. bağlama eylemi, bağ, düğüm, 2. bağlı şey, bohça, ittifak”) sözcüğünden. Bu sözcük Eski Türkçe [alfabe isteniyor] (ba-, “bağlamak”) fiilinden Eski Türkçe +I(g) (+I(g)) ekiyle türetilmiştir.
Ad
[düzenle]bağ (belirtme hâli bağı, çoğulu bağlar)



- Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne; bent, rabıt, rabıta.
- Ayakkabının bağı çözüldü.
- sargı bezi.
- Yaramın bağını değiştireceğim.
- demet.
- Beş bağ ekin, iki bağ maydanoz.
- (mecaz) ilişki.
- "Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür." - Anayasa
- (anatomi) Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti:
- Eklem bağı, asıcı bağ.
- (denizcilik) Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm.
- (müzik) Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılan yay biçimindeki işaret.
Köken 2
[düzenle]Osmanlı Türkçesi باغ (“bağ”). O da Farsça باغ (bāġ, “bahçe”) sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Orta Farsça باغ (bāġ, “1. kısmet, pay, kişiye tahsis edilen mülk, 2. bahçe”) sözcüğünden evrilmiştir. Orta Farsça sözcük Eski Farsça tanıksız veya yeniden kurulmuş [alfabe isteniyor] (*bāga-, “pay, arazi”) biçiminden evrilmiştir.
Ad
[düzenle]bağ (belirtme hâli bağı, çoğulu bağlar)

- (tarım) Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası; çubukluk.
- "Bağın asıl sahibi ölünce ölenin çocukları şehre taşınmış, bağı her yıl birisine yarıya vermeye başlamışlardı." - Metin Önal Mengüşoğlu
- meyve bahçesi.
- "Sonra bağımıza ulaştığımızda haminnem bazı işleriyle meşgul olurken ben de mevsimine göre kızılcık, erik, armut, elma ve ceviz gibi meyvelere ilgi duyar, onların ağaçlarına tırmanırdım." - Doğan Sofracıoğlu
Çekimleme
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]bağ doku, bağ-fiil, organik bağ, ağız bağı, ayak bağı, bel bağı, boyun bağı, diz bağı, domuzbağı, düzen bağı, etek bağı, göbek bağı, gönül bağı, göz bağı, illiyet bağı, kan bağı, kasık bağı, kol bağı, sancak bağı
Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]bağ bahçe, bağ bıçağı, bağboğan, bağ bozumu, bağ böceği, bağ çubuğu, bağkesen, Karabağlar
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]Azerice
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: bağ
Ad
[düzenle]bağ
Kırım Tatarcası
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: bağ
Ad
[düzenle]bağ
- Türkçe 1 heceli sözcükler
- Türkçe IPA okunuşu olan sözcükler
- Eski Türkçe kökenli Türkçe sözcükler
- Eski Türkçe söz türlerinde anadil isteniyor
- Türkçe sözcükler
- Türkçe adlar
- Türkçede anatomi
- Türkçede denizcilik
- Türkçede müzik
- Osmanlı Türkçesi kökenli Türkçe sözcükler
- Farsça kökenli Türkçe sözcükler
- Eski Farsça söz türlerinde anadil isteniyor
- Türkçede tarım
- Azerice 1 heceli sözcükler
- Azerice sözcükler
- Azerice adlar
- Kırım Tatarcası 1 heceli sözcükler
- Kırım Tatarcası sözcükler
- Kırım Tatarcası adlar