yay

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın yay yaylar
Belirtme (-i) yayı yayları
Yönelme (-e) yaya yaylara
Bulunma (-de) yayda yaylarda
Çıkma (-den) yaydan yaylardan
Tamlayan yayın yayların

yay -yı

[1] Mançu'n yay yılda 1760
[2] Yay
  1. (silahlar, okçuluk) ok atmaya yarayan, iki ucu arasına kiriş gerilmiş, eğri ağaç veya metal çubuk
    Sadağını ve yayını kepenek altında dikkatlice tutuyordu. - N. Atsız
  2. (mühendislik) farklı amaçlarla çeşitli biçimlerde yapılan esnek parça
    Araba yayı; Kilidin yayı; Kanepenin yayı.
  3. zemberek
  4. hallacın pamuk veya yünü atmak için tokmak yardımıyla kullandığı araç
    Karınları hallaç yayından kopup fırlamış gibi beyaz. - R. H. Karay
  5. (matematik) bir çember üzerindeki iki nokta ile bu nokta arasındaki çember parçası
  6. (matematik) bir eğriden alınan parça
  7. (müzik) keman, viyolonsel vb. çalgılarda sürterek titreşim yoluyla ses çıkarmaya yarayan parça

Köken[düzenle]

Türkçe: yağ (açılan şey)

Deyimler[düzenle]

helisel yay

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "yay"

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Azerice[düzenle]

[düzenle]

[1] (gök bilimi, meteoroloji, zaman, mevsimler) yaz
[2] (silahlar, okçuluk, mühendislik) yay

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

[1] (silahlar, okçuluk, mühendislik) yay

Köken[düzenle]

[1] Eski Türkçe: jan

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

[1] okun kemani, yazın kemali, tabistan

Kumanca[düzenle]

[düzenle]

[1] yaz mevsimi

Kaynakça[düzenle]

  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.