rabıta
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]rabıta (belirtme hâli rabıtayı, çoğulu rabıtalar)
- Bağ
- Bu dünya öyle bir dünya ki zengin ile fakir arasında kardeşlik rabıtaları bile kalmıyor. - R. N. Güntekin
- ilişki
- 'Bu rabıtamı sizden gizlemek pek fazla azap veriyor. - P. Safa
- Birbirini tutma, tutarlık.
- Düzen, sıra.
- (yapı malzemeleri) Birbirine geçmeli tahtadan bir döşeme türü.
- 2009: Cem KALENDER, 2009, Klan, sayfa 67 , Kavis Kitap
- "Yüksek tavanlı odada rabıta döşemelerin insanın ayağının altında gıcırdaması, çivit mavisi duvarların göz alıcılığı ve iki cepheli manzaranın dinlendiriciliği bir sağaltım merkezini andırıyordu."
- 2009: Cem KALENDER, 2009, Klan, sayfa 67 , Kavis Kitap
- (İslam) Tarikatlarda müridin şeyhi aracılığıyla kalbini Allah'a bağlaması.
Alt kavramlar
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "rabıta" maddesi