İçeriğe atla

kat

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Kat

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
IPA(anahtar): /ˈcat/
Heceleme: kat

kat (belirtme hâli katı, çoğulu katlar)

Bu binanın iki katı var (1)

Bu evin birinci katında oturan kişiyi tanıyorum. (5)

Yufkanın bir katına yeşillik ekleyip sarıyorlar. (2)
Kadın, taşların bir katını eliyle gösteriyor (3)
Kilimin katının altından beyaz bir çubuk geçirmişler. (8)
  1. (mimarlık) bir yapıda yer alan daire veya odaların bütünü.
    • Yemekten sonra evin üst katında, ocaklı bir odaya çıktık. - Sait Faik Abasıyanık
  2. Bir yüzey üzerine az veya çok kalın bir biçimde, düzgün olarak yayılmış bulunan şey.
    • Bir kat yufka, bir kat peynir.
  3. üst üste konulmuş şeylerden her biri; katman, tabaka.
  4. (giyim) Giyeceklerde takım.
    Birer kat elbise ile kalacağız. - Aka Gündüz
  5. (mimarlık) apartman dairesi
  6. birinin gözünde.
    • Salim, Sait Faik'in Yaşar Nabi katındaki telif ücretini artırmakta büyük rol oynamıştır. - Salâh Birsel
  7. huzur.
  8. Bükülen veya kıvrılan bir şeyin her kıvrımı.
    • Kumaşın katı.
  9. (sosyoloji) makam
  10. karşılaştırma anlamı taşıyan cümlelerde sayı sıfatlarıyla kullanıldığı zaman sözü edilenin karşılaştırıldığı şeye göre nitelik ve nicelik bakımından derecesini bildiren bir söz; misil.
    • Bu, ondan iki kat pahalı.
  11. (matematik) tekrarlanan bir sayının toplamı
    • 6, 9, 12 ve 15 sayıları 3 sayısının katlarındandır.
  12. (jeoloji) katman, tabaka
Çekimleme
[düzenle]

Köken 2

[düzenle]
  1. Arapça

kat (belirtme hâli katı, çoğulu katlar)

  1. Kesme
  2. İlgiyi kesme
  3. Bir işi sonuca bağlama, bitirme
  4. (edebiyat) kesme

Eylem

[düzenle]

kat

  1. katmak (eylem) sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci tekil şahıs olumlu çekimi
Sözcük birliktelikleri
[düzenle]

alt kat, ara kat, asma kat, bahçe katı, batar kat, bodrum katı, çatı katı, çekme kat, duyar kat giriş katı, kat çıkma, kat görevlisi, kat irtifakı, kat kat, kat mülkiyeti, kat yuvarı, ocak katı, orta kat, ortak kat, padişah katı, üst kat, yalın kat, yedi kat el, yer katı, zemin katı, üçkat

Atasözleri
[düzenle]


Çeviriler
[düzenle]


Kaynakça

[düzenle]

Afrikaanca

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
Heceleme: kat

kat

  1. (kedigiller) kedi

Arnavutça

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
Heceleme: kat

kat e

  1. (mimarlık) daire, kat

Çağatayca

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
Heceleme: kat
  1. (coğrafya) Harezm'de bir kasaba

Danca

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
Heceleme: kat

kat

  1. (kedigiller) kedi

Felemenkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
Heceleme: kat

kat

  1. (kedigiller) kedi

Frizce

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
Heceleme: kat

kat

  1. (kedigiller) kedi

Gagavuzca

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
Heceleme: kat

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe qat (qat)

kat

  1. (mimarlık) kat

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Haitice

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
Heceleme: kat

Sayı adı

[düzenle]

kat

  1. dört

Karaçay-Balkarca

[düzenle]
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.
  1. huzur
  2. yan

Kumanca

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
Heceleme: kat

kat

  1. huzur
  2. yan

Şorca

[düzenle]
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.
  1. (kâğıt) kâğıt

Volapük dili

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
Heceleme: kat

kat

  1. (kedigiller) kedi