yüz tutmak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

yüz tutmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi yüz tutar) -ar

  1. yönelmek
    Bir güzel çocuk yüzüyle gülümsüyor. - S. F. Abasıyanık
  2. giderek biçim ve renk değiştirmek
    Suyun yüzünde.
  3. bir şey, olmak üzere bulunmak
    Duvarları sıvasız, kepenkleri boyanmadan bırakıldığı için çürümeye yüz tutmuş evde Hatice nine oturuyordu. - Necati Cumalı
  4. giderek biçim ve renk değiştirmek
    Hepimiz gölgelenmeye yüz tutan ateşe gözlerimizi dikmiştik. - Sait Faik Abasıyanık

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]