burun

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Disambig.svg Başka anlamlar veya farklı yazılışlar için bakınız: bürün

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın burun burunlar
Belirtme (-i) burunu burunları
Yönelme (-e) buruna burunlara
Bulunma (-de) burunda burunlarda
Çıkma (-den) burundan burunlardan
Tamlayan burunun burunların
[1] Bir insanın burnu



burun -nu

[1] (anatomi) alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı
[2] bazı şeylerin ön ve sivri bölümü
[3] kibir, büyüklenme
[4] (coğrafya) karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü şekillerde denize uzanmış bölümü

Yazılışlar

بورونلر çoğulu ،بورون

Heceleme

bu·run, çoğulu bu·run·lar

Çeviriler

Türk lehçeleri

Üst kavramlar

[1] organ, yüz

Örnekler

[1] Boksörün burnu kırılmıştı besbelli.
[2] Kadıköy vapurunun güvertesinde, paltoma bürünmüş, gidip ta burna oturmuştum." - H. Taner
[3] Burnundan yanına varılmıyor.

Atasözleri

Ağız büzülür, göz süzülür, ille burun, ille burun
Ağızdan burun yakın, kardeşten karın
Atta karın, yiğitte burun
Burun yüzden düşmez

Deyimler

ağız burun birbirine karışmak
Azrail ile burun buruna gelmek
Azrail'le burun buruna gelmek
ölümle burun buruna gelmek

Sözcük birliktelikleri

[1] burun deliği, burun kanadı, burnu uzamak

Türetilmiş kavramlar

[1–4] burunca, buruncu, buruncuk, burunken, burunla, burunlu, burunsa, burunsu, burunsuz
[4] Karaburun

Köken

Türkçe

Kaynakça

  • Türk Dil Kurumu: "burun"
  • Vikipedi maddesi burun

Azerice[düzenle]

[düzenle]

[1] (anatomi) burun

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

[1] evvel, akdem, ibtida

Karaçay Balkarca[düzenle]

[düzenle]

[1] eski
[2] eskiden
[3] önce

Kumanca[düzenle]

[düzenle]

[1] eskiden
[2] önce

Özbekçe[düzenle]

[düzenle]

[1] (anatomi) burun

Türkmence[düzenle]

[düzenle]

[1] (anatomi) burun

Kaynakça

  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.