eş
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]eş (belirtme hâli eş, çoğulu eşler)




- Birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri.
- "Çorabın öbür eşini yerden almak için sol ayağını uzatıyordun." - Ömer Seyfettin
- (aile) Karı kocadan her biri; evdeş, hayat arkadaşı, ehil.
- "Kadın diye eşini bellemiş, dürüst, aile babası bir adamdır." - Zeyyat Selimoğlu
- Birlikte yaşayan dişi ve erkek hayvandan her biri.
- Güvercin eşini arıyor.
- Ortak bir faaliyette bulunanlardan her biri; partner.
- "Vals bittiği zaman partnerin kollarında bir saniyeden fazla durmak nasıl bir suç olursa..." - Reşat Nuri Güntekin
- İkişer kişilik gruplarla oynanan oyunlarda, ortak oynayan iki kişiden her birinin öbürüne göre durumu; partner.
- Briçte kuvvetli bir eş seçti.
- (halk ağzı) döl eşi
Çekimleme
[düzenle]Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]Türetilmiş kavramlar
[düzenle]eş anlam, eş anlı, eş bacaklılar, eş basınç, eş başkan, eş biçim, eş biçim birimi, eş cinsel, eş değer, eş deprem, eş dizim, eş dost, eş eksenli, eş güdüm, eş kanatlı, eşkenar, eş koşma, eş merkezli, eş ölçüm, eş sesli, eş sıcak, eş sürem, eş yapı, eş yapım, eş yükselti, eş zaman, döl eşi
Çeviriler
[düzenle]birlikte yaşayan dişi veya erkek birey
döl eşi
karı kocadan her biri
kuma, ortak
Çeviriler
[düzenle]birbirinin aynısı olan
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "eş" maddesi
Kırım Tatarcası
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: eş
Ad
[düzenle]eş
Tatarca
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: eş
Ad
[düzenle]eş