İçeriğe atla

türlü

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
IPA(anahtar): tyɾˈly

Heceleme

[düzenle]
  • Heceleme: tür‧lü

Ön ad

[düzenle]

türlü (karşılaştırma daha türlü, üstünlük en türlü)

(ad): Fotoğrafta türlü boylarda soğanlar var (1)
  1. Birden çok türü bulunan; tür
    • "Kuşkuları, korkuları yenmek için insanlar türlü işler icat ettiler." - Yaşar Kemal
  2. Değişik türleri içinde bulunduran.

türlü (belirtme hâli türlüyü, çoğulu türlüler)

(ön ad, yiyecekler): Türlü
  1. (yiyecekler) Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek
    • "Ne var bu türlünün içinde böyle?" dedi Süreyya Hanım kuşkulu kuşkulu."Patlıcan, bamya, taze fasulye, kabak."
      — İpek s. Burnett, 2013, Romancı, s. 200, Yapı Kredi Yayınları

Deyimler

[düzenle]

bacak kadar boyu var türlü türlü huyu var, bir ayak üstünde bin yalan söylemek, saçları iki türlü olmak

Çeviriler

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe tür

Ön ad

[düzenle]

türlü

  1. türlü

Kırım Tatarca

[düzenle]

Belirteç

[düzenle]

türlü

  1. çeşitli
  2. farklı

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki