uygulama
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]uygulama (belirtme hâli uygulamayı, çoğulu uygulamalar)
- Uygulamak işi; kılgı, uygu, tatbik, tatbikat, pratik.
- "Yaptığımızın keyfî bir uygulama olduğunun farkında ama bir şey de söyleyemiyor." - Ahmet Ümit
- Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme; tatbik.
- "Bir çeşit uygulama oluyordu yazdıkları." - Necati Cumalı
- Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi; kılgı, tatbik, ameliye, pratik, aplikasyon.
- (ceza hukuku) İnfaz.
- (bilişim) Cep telefonu, tablet gibi bilişim araçlarında belli işleri yapmak üzere kodlanmış yazılım; aplikasyon.
- 2025: Aslı Rehber K. BEŞER, 2025 E5'ten Sonra Ne Gelir?, sayfa 110 , Notos Öykü , 104. sayı,
- "Telefon yanı başında, harita uygulaması açık, bıdı bıdı tuşluyor, rota hesaplanıyor diyor telefon, rota hesaplanıyor."
- 2025: Aslı Rehber K. BEŞER, 2025 E5'ten Sonra Ne Gelir?, sayfa 110 , Notos Öykü , 104. sayı,
Çekimleme
[düzenle]uygulama adının çekimi
Deyimler
[düzenle]uygulama bilgisi, uygulama noktası, uygulama sınıfı, uykulama yazılımı,
Eylem
[düzenle]uygulama
- uygulamak (eylem) sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci tekil şahıs olumsuz çekimi
Çeviriler
[düzenle]bilişim
kurumsal bilgi
|
uygulamak işi
|
Kaynaklar
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "uygulama" maddesi
Ek okumalar
[düzenle]- Vikipedi'de uygulama