koşmak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Nuvola apps korganizer.png Bu madde 2006 yılında
40. haftanın sözcüğüydü.

Türkçe[düzenle]

Koşan bir atlet

Farklı yazılışlar[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

Köken 1[düzenle]

Eylem[düzenle]

koşmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi koşar)

  1. hızlı ve geniş adımlarla yürümek
    Dün seni gördüm, otobüse doğru koşuyordun. Atlar nehire doğru koşuyordu.
  2. bir yere hızla varmak
    Koşun çocuklar, sınav sonuçları belli olmuş!
  3. büyük kalabalıklar halinde bir yere gitmek
    Herkes akın akın Anıtkabir'e koşuyordu.
  4. koşu yapmak
    Türk atletleri bugün koşacak.
  5. (mecaz) başvurmak
    Çocuklar ne zaman başı sıkışsa annelerine koşar.
  6. adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek
Eş anlamlılar[düzenle]
Karşıt anlamlılar[düzenle]
Üst kavramlar[düzenle]
Deyimler[düzenle]
Türetilmiş kavramlar[düzenle]
Çeviriler[düzenle]

Köken 2[düzenle]

Eylem[düzenle]

koşmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi koşar)

  1. hayvanı çekeceği arabaya, sabana, düvene vb. bağlamak
    Atları arabaya koştun mu?
  2. bir kişiyi arkadaşlık etmek üzere başkasının yanına vermek
    Yanına bir adam koşalım, yalnız gitme.
  3. at, öküz vb. arabasını, sabanı, düveni vb. hazırlamak
    Bir adam yolla da arabayı koşsun.
  4. bir kişiyi bir işle görevlendirmek
    Küçük yaşlarda babası onu işe koşuyordu.
Eş anlamlılar[düzenle]
Karşıt anlamlılar[düzenle]
Deyimler[düzenle]
Sözcük birliktelikleri[düzenle]
Türetilmiş kavramlar[düzenle]
Benzer sözcükler[düzenle]
Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Çağatayca[düzenle]

Eylem[düzenle]

  1. Ilave, tertib, inşad etmek
  2. eşar söylemek.

Kaynakça[düzenle]

  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.