İçeriğe atla

koşmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken 1

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi قوشمق‎ (koşmak) sözcüğünden devralındı.

Söyleniş

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

koşmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi koşar)

Koşan bir atlet

Çekimleme

[düzenle]
koşmak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit koştum koştun koştu koştuk koştunuz koştular
hikâye koştuydum koştuydun koştuydu koştuyduk koştuydunuz koştuydular
rivayet — — — — — —
şart koştuysam koştuysan koştuysa koştuysak koştuysanız koştuysalar
koştularsa
belirsiz geçmiş basit koşmuşum koşmuşsun koşmuş koşmuşuz koşmuşsunuz koşmuşlar
hikâye koşmuştum koşmuştun koşmuştu koşmuştuk koşmuştunuz koşmuştular
rivayet koşmuşmuşum koşmuşmuşsun koşmuşmuş koşmuşmuşuz koşmuşmuşsunuz koşmuşmuşlar
şart koşmuşsam koşmuşsan koşmuşsa koşmuşsak koşmuşsanız koşmuşsalar
koşmuşlarsa
geniş basit koşarım koşarsın koşar koşarız koşarsınız koşarlar
hikâye koşardım koşardın koşardı koşardık koşardınız koşardılar
rivayet koşarmışım koşarmışsın koşarmış koşarmışız koşarmışsınız koşarmışlar
şart koşarsam koşarsan koşarsa koşarsak koşarsanız koşarsalar
koşarlarsa
şimdiki basit koşuyorum koşuyorsun koşuyor koşuyoruz koşuyorsunuz koşuyorlar
hikâye koşuyordum koşuyordun koşuyordu koşuyorduk koşuyordunuz koşuyordular
rivayet koşuyormuşum koşuyormuşsun koşuyormuş koşuyormuşuz koşuyormuşsunuz koşuyormuşlar
şart koşuyorsam koşuyorsan koşuyorsa koşuyorsak koşuyorsanız koşuyorsalar
koşuyorlarsa
gelecek basit koşacağım koşacaksın koşacak koşacağız koşacaksınız koşacaklar
hikâye koşacaktım koşacaktın koşacaktı koşacaktık koşacaktınız koşacaktılar
rivayet koşacakmışım koşacakmışsın koşacakmış koşacakmışız koşacakmışsınız koşacakmışlar
şart koşacaksam koşacaksan koşacaksa koşacaksak koşacaksanız koşacaksalar
koşacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit koşayım koşasın koşa koşalım koşasınız koşalar
hikâye koşaydım koşaydın koşaydı koşaydık koşaydınız koşaydılar
rivayet koşaymışım koşaymışsın koşaymış koşaymışız koşaymışsınız koşaymışlar
şart — — — — — —
şart basit koşsam koşsan koşsa koşsak koşsanız koşsalar
hikâye koşsaydım koşsaydın koşsaydı koşsaydık koşsaydınız koşsaydılar
rivayet koşsaymışım koşsaymışsın koşsaymış koşsaymışız koşsaymışsınız koşsaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit koşmalıyım koşmalısın koşmalı koşmalıyız koşmalısınız koşmalılar
hikâye koşmalıydım koşmalıydın koşmalıydı koşmalıydık koşmalıydınız koşmalıydılar
rivayet koşmalıymışım koşmalıymışsın koşmalıymış koşmalıymışız koşmalıymışsınız koşmalıymışlar
şart koşmalıysam koşmalıysan koşmalıysa koşmalıysak koşmalıysanız koşmalıysalar
koşmalılarsa
emir basit — koş koşsun — koşun
koşunuz
koşsunlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit koşmadım koşmadın koşmadı koşmadık koşmadınız koşmadılar
hikâye koşmadıydım koşmadıydın koşmadıydı koşmadıydık koşmadıydınız koşmadıydılar
rivayet — — — — — —
şart koşmadıysam koşmadıysan koşmadıysa koşmadıysak koşmadıysanız koşmadıysalar
koşmadılarsa
belirsiz geçmiş basit koşmamışım koşmamışsın koşmamış koşmamışız koşmamışsınız koşmamışlar
hikâye koşmamıştım koşmamıştın koşmamıştı koşmamıştık koşmamıştınız koşmamıştılar
rivayet koşmamışmışım koşmamışmışsın koşmamışmış koşmamışmışız koşmamışmışsınız koşmamışmışlar
şart koşmamışsam koşmamışsan koşmamışsa koşmamışsak koşmamışsanız koşmamışsalar
koşmamışlarsa
geniş basit koşmam koşmazsın koşmaz koşmayız koşmazsınız koşmazlar
hikâye koşmazdım koşmazdın koşmazdı koşmazdık koşmazdınız koşmazdılar
rivayet koşmazmışım koşmazmışsın koşmazmış koşmazmışız koşmazmışsınız koşmazmışlar
şart koşmazsam koşmazsan koşmazsa koşmazsak koşmazsanız koşmazsalar
koşmazlarsa
şimdiki basit koşmuyorum koşmuyorsun koşmuyor koşmuyoruz koşmuyorsunuz koşmuyorlar
hikâye koşmuyordum koşmuyordun koşmuyordu koşmuyorduk koşmuyordunuz koşmuyordular
rivayet koşmuyormuşum koşmuyormuşsun koşmuyormuş koşmuyormuşuz koşmuyormuşsunuz koşmuyormuşlar
şart koşmuyorsam koşmuyorsan koşmuyorsa koşmuyorsak koşmuyorsanız koşmuyorsalar
koşmuyorlarsa
gelecek basit koşmayacağım koşmayacaksın koşmayacak koşmayacağız koşmayacaksınız koşmayacaklar
hikâye koşmayacaktım koşmayacaktın koşmayacaktı koşmayacaktık koşmayacaktınız koşmayacaktılar
rivayet koşmayacakmışım koşmayacakmışsın koşmayacakmış koşmayacakmışız koşmayacakmışsınız koşmayacakmışlar
şart koşmayacaksam koşmayacaksan koşmayacaksa koşmayacaksak koşmayacaksanız koşmayacaksalar
koşmayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit koşmayayım koşmayasın koşmaya koşmayalım koşmayasınız koşmayalar
hikâye koşmayaydım koşmayaydın koşmayaydı koşmayaydık koşmayaydınız koşmayaydılar
rivayet koşmayaymışım koşmayaymışsın koşmayaymış koşmayaymışız koşmayaymışsınız koşmayaymışlar
şart — — — — — —
şart basit koşmasam koşmasan koşmasa koşmasak koşmasanız koşmasalar
hikâye koşmasaydım koşmasaydın koşmasaydı koşmasaydık koşmasaydınız koşmasaydılar
rivayet koşmasaymışım koşmasaymışsın koşmasaymış koşmasaymışız koşmasaymışsınız koşmasaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit koşmamalıyım koşmamalısın koşmamalı koşmamalıyız koşmamalısınız koşmamalılar
hikâye koşmamalıydım koşmamalıydın koşmamalıydı koşmamalıydık koşmamalıydınız koşmamalıydılar
rivayet koşmamalıymışım koşmamalıymışsın koşmamalıymış koşmamalıymışız koşmamalıymışsınız koşmamalıymışlar
şart koşmamalıysam koşmamalıysan koşmamalıysa koşmamalıysak koşmamalıysanız koşmamalıysalar
koşmamalılarsa
emir basit — koşma koşmasın — koşmayın
koşmayınız
koşmasınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —
  1. adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek
     Ben kaçıyorum, abim de arkamdan koşuyor. — Adalet Ağaoğlu
  2. bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak
     Yok, yok, dedi, akşamdan beri ben koştum, biraz da onlar yorulsunlar. — Memduh Şevket Esendal
  3. bir yere ivedilikle gitmek
     Pencerede dolaşan gölgelerden bir şeyler sezmeye çalışarak koşuyorum. — Yusuf Ziya Ortaç
  4. birini, bir işte görevlendirmek
     İşe koşmak.
  5. birlikte iş görmesi için bir şeyi, bir kişiyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek
  6. hayvanı çekeceği arabaya, sabana v.s.ne bağlamak
     Atları arabaya koşmak.
  7. koşuya çıkmak
     Doru at bugün koşmayacak.
  8. (mecaz) kovalamak, üstüne düşmek, izlemek
     İki yıldır bu işin peşinden koşuyorum.

Zıt anlamlılar

[düzenle]

Üst kavramlar

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]
koşmak

Köken 2

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

koşmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi koşar)

  1. at, öküz gibi hayvanlar çekebilsin diye arabasını, düveni, sabanı v.s. hazırlamak
     Bir adam yolla da arabayı koşsun.
  2. bir kişiyi arkadaşlık etmek üzere başkasının yanına vermek
     Yanına bir adam koşalım, yalnız gitme.
  3. bir kişiyi bir işle görevlendirmek
     Küçük yaşlarda babası onu işe koşuyordu.
  4. birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek
  5. hayvanı çekeceği arabaya, sabana, düvene v.s. bağlamak
     Atları arabaya koştun mu?

Eş anlamlılar

[düzenle]

Karşıt anlamlılar

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]
Benzer kelimeler
[düzenle]

Çeviriler

[düzenle]
koşmak

Kaynakça

[düzenle]