İçeriğe atla

birlik

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Birlik

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

bir + -lik

Söyleniş

[düzenle]

birlik (belirtme hâli birliği, çoğulu birlikler)

  1. Tek, bir olma durumu:
    • Tanrı'nın birliğine inanır.
  2. Bir arada olma durumu:
    • Türk milletinin birliği.
  3. Bağlılık ve üslup benzerliği:
    • Dil birliği. Ülkü birliği.
  4. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.
    • Mühendisler birliği. Öğretmenler birliği.
  5. (para) sarı lira
  6. (askeriye) Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk.
    • "Birliğine dönerken karısını kendi anasının babasının yanına bıraktı." - Necati Cumalı
  7. (edebiyat) Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması.
  8. (felsefe) Bölünmezliği içeren yalın bütün.
  9. (müzik) Dört vuruş değerindeki nota; dört dörtlük.

Çekimleme

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

birlik (karşılaştırma daha birlik, üstünlük en birlik)

  1. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen:
    • Birlik cezve.

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

birlik olmak

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

amfibi birlik, beşibirlik, günübirlik, zırhlı birlik, acemi birliği, ağız birliği, bahriye birliği, çıkarma birliği, dağ birliği, deniz birliği, dil birliği, din birliği, el birliği, evlilik birliği, gönül birliği, görüş birliği, güç birliği, gümrük birliği, hava birliği, ırk birliği, ihtiram birliği, iş birliği, kader birliği, kara birliği, mal birliği, mekanize birliği, oy birliği, söz birliği, şirketler birliği, tören birliği, varlık birliği, yüklem birliği, paraşüt birlikleri, üç birlik kuralı, iş birlikli

İlgili kelimeler

[düzenle]

birleşmiş

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler
ön ad

Kaynakça

[düzenle]

Azerice

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: bir‧lik

birlik

  1. birlik

Türkmence

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: bir‧lik

birlik

  1. birlik