çözmek
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: çöz‧mek
Eylem
[düzenle]çözmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi çözer)
- düğümlü, bağlı veya sarılı bir şeyi açmak
- düğmeyi iliğinden açmak
- Yalnız göğsünün düğmelerini çöz. - P. Safa
- (saç) saçı açmak
- bulmaca, sorun vb.nin bilinmeyen, gizli noktasını bulup açıklamak, sonuca bağlamak
- En iyisi, kitaplarda okuduğum gibisinden bir gizin varlığına inanmaktı. Ben de öyle yaptım. Gizi çözmeğe karar verdim.— Pınar KÜR, 1983, 3. baskı, Asılacak Kadın, s. 94, Yazarlar ve Çevirmenler Yayın Üretim Kooperatifi
- at arabasında, atı arabaya bağlayan bağlardan ayırmak
- Seyit Amca indi aşağı. Atları çözmeye başladılar.— Ümit KAFTANCIOĞLU, 2022, Altın Ekin, s. 34, Dinozor Genç
- (kimya) bir maddeyi çözücüyle çözündürmek, onun çözeltisini yapmak
- (matematik) bir problemde aranan sonucu, belli ögeler yardımıyla ortaya çıkarmak, halletmek
- (dokuma) çözgü ipini tezgâha yerleştirmek
Çekimleme
[düzenle]
Deyimler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]TDK Türkçe Sözlük'te: "çözmek".
TDK Özel Sözlük'te: çözmek"