İçeriğe atla

katmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Eylem

[düzenle]
Adam, yemeğe su katıyor. (1)
Adam, bütün ailesini yanına katmış (2)

katmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi katar)

  1. Bir şeyin içine, üstüne veya yanına, niteliğini değiştirmek veya niteliğini artırmak için başka bir şey eklemek, karıştırmak, ilâve etmek, dâhil etmek
    • Sirkeye su katmak.
  2. bir araya getirmek
    • Fadime, bu yavru bolluğu arasında kuzuları çocuklara ve çocukları kuzulara katarak en olgun bir saadet içinde yaşamış. - Halide Edip Adıvar
  3. birlikte göndermek
    • Akşam rakıyı ne kadar götürürse götür­sün her sabah erkenden tıraşını olur, kravatını takar, evrak çantasını alır, beni de yanına katar, dolmuş durağının yolunu tutardı.
      — 2014, Emrah POLAT, Alocu Tilki'nin Serencamı, İletişim Yayınları, sayfalar 18-19
  4. (biyoloji) döllenmeyi sağlamak için erkek hayvanı dişinin yanına salmak

Çekimleme

[düzenle]
katmak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit kattım kattın kattı kattık kattınız kattılar
hikâye kattıydım kattıydın kattıydı kattıydık kattıydınız kattıydılar
rivayet — — — — — —
şart kattıysam kattıysan kattıysa kattıysak kattıysanız kattıysalar
kattılarsa
belirsiz geçmiş basit katmışım katmışsın katmış katmışız katmışsınız katmışlar
hikâye katmıştım katmıştın katmıştı katmıştık katmıştınız katmıştılar
rivayet katmışmışım katmışmışsın katmışmış katmışmışız katmışmışsınız katmışmışlar
şart katmışsam katmışsan katmışsa katmışsak katmışsanız katmışsalar
katmışlarsa
geniş basit katarım katarsın katar katarız katarsınız katarlar
hikâye katardım katardın katardı katardık katardınız katardılar
rivayet katarmışım katarmışsın katarmış katarmışız katarmışsınız katarmışlar
şart katarsam katarsan katarsa katarsak katarsanız katarsalar
katarlarsa
şimdiki basit katıyorum katıyorsun katıyor katıyoruz katıyorsunuz katıyorlar
hikâye katıyordum katıyordun katıyordu katıyorduk katıyordunuz katıyordular
rivayet katıyormuşum katıyormuşsun katıyormuş katıyormuşuz katıyormuşsunuz katıyormuşlar
şart katıyorsam katıyorsan katıyorsa katıyorsak katıyorsanız katıyorsalar
katıyorlarsa
gelecek basit katacağım katacaksın katacak katacağız katacaksınız katacaklar
hikâye katacaktım katacaktın katacaktı katacaktık katacaktınız katacaktılar
rivayet katacakmışım katacakmışsın katacakmış katacakmışız katacakmışsınız katacakmışlar
şart katacaksam katacaksan katacaksa katacaksak katacaksanız katacaksalar
katacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit katayım katasın kata katalım katasınız katalar
hikâye kataydım kataydın kataydı kataydık kataydınız kataydılar
rivayet kataymışım kataymışsın kataymış kataymışız kataymışsınız kataymışlar
şart — — — — — —
şart basit katsam katsan katsa katsak katsanız katsalar
hikâye katsaydım katsaydın katsaydı katsaydık katsaydınız katsaydılar
rivayet katsaymışım katsaymışsın katsaymış katsaymışız katsaymışsınız katsaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit katmalıyım katmalısın katmalı katmalıyız katmalısınız katmalılar
hikâye katmalıydım katmalıydın katmalıydı katmalıydık katmalıydınız katmalıydılar
rivayet katmalıymışım katmalıymışsın katmalıymış katmalıymışız katmalıymışsınız katmalıymışlar
şart katmalıysam katmalıysan katmalıysa katmalıysak katmalıysanız katmalıysalar
katmalılarsa
emir basit — kat katsın — katın
katınız
katsınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit katmadım katmadın katmadı katmadık katmadınız katmadılar
hikâye katmadıydım katmadıydın katmadıydı katmadıydık katmadıydınız katmadıydılar
rivayet — — — — — —
şart katmadıysam katmadıysan katmadıysa katmadıysak katmadıysanız katmadıysalar
katmadılarsa
belirsiz geçmiş basit katmamışım katmamışsın katmamış katmamışız katmamışsınız katmamışlar
hikâye katmamıştım katmamıştın katmamıştı katmamıştık katmamıştınız katmamıştılar
rivayet katmamışmışım katmamışmışsın katmamışmış katmamışmışız katmamışmışsınız katmamışmışlar
şart katmamışsam katmamışsan katmamışsa katmamışsak katmamışsanız katmamışsalar
katmamışlarsa
geniş basit katmam katmazsın katmaz katmayız katmazsınız katmazlar
hikâye katmazdım katmazdın katmazdı katmazdık katmazdınız katmazdılar
rivayet katmazmışım katmazmışsın katmazmış katmazmışız katmazmışsınız katmazmışlar
şart katmazsam katmazsan katmazsa katmazsak katmazsanız katmazsalar
katmazlarsa
şimdiki basit katmıyorum katmıyorsun katmıyor katmıyoruz katmıyorsunuz katmıyorlar
hikâye katmıyordum katmıyordun katmıyordu katmıyorduk katmıyordunuz katmıyordular
rivayet katmıyormuşum katmıyormuşsun katmıyormuş katmıyormuşuz katmıyormuşsunuz katmıyormuşlar
şart katmıyorsam katmıyorsan katmıyorsa katmıyorsak katmıyorsanız katmıyorsalar
katmıyorlarsa
gelecek basit katmayacağım katmayacaksın katmayacak katmayacağız katmayacaksınız katmayacaklar
hikâye katmayacaktım katmayacaktın katmayacaktı katmayacaktık katmayacaktınız katmayacaktılar
rivayet katmayacakmışım katmayacakmışsın katmayacakmış katmayacakmışız katmayacakmışsınız katmayacakmışlar
şart katmayacaksam katmayacaksan katmayacaksa katmayacaksak katmayacaksanız katmayacaksalar
katmayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit katmayayım katmayasın katmaya katmayalım katmayasınız katmayalar
hikâye katmayaydım katmayaydın katmayaydı katmayaydık katmayaydınız katmayaydılar
rivayet katmayaymışım katmayaymışsın katmayaymış katmayaymışız katmayaymışsınız katmayaymışlar
şart — — — — — —
şart basit katmasam katmasan katmasa katmasak katmasanız katmasalar
hikâye katmasaydım katmasaydın katmasaydı katmasaydık katmasaydınız katmasaydılar
rivayet katmasaymışım katmasaymışsın katmasaymış katmasaymışız katmasaymışsınız katmasaymışlar
şart — — — — — —
gereklilik basit katmamalıyım katmamalısın katmamalı katmamalıyız katmamalısınız katmamalılar
hikâye katmamalıydım katmamalıydın katmamalıydı katmamalıydık katmamalıydınız katmamalıydılar
rivayet katmamalıymışım katmamalıymışsın katmamalıymış katmamalıymışız katmamalıymışsınız katmamalıymışlar
şart katmamalıysam katmamalıysan katmamalıysa katmamalıysak katmamalıysanız katmamalıysalar
katmamalılarsa
emir basit — katma katmasın — katmayın
katmayınız
katmasınlar
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —

Deyimler

[düzenle]

canını dişine katmak, pişmiş aşa soğuk su katmak, pişmiş aşa su katmak

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]

Eski Türkçe

[düzenle]

Eylem

[düzenle]
  1. katmak
  2. karıştırmak
  3. katılaşmak
  4. sert olmak
  5. mihnete ve sıkıntıya düşmek
  6. yorulmak