İçeriğe atla

öküz

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe öküz, ögüz

Söyleniş

[düzenle]

öküz (belirtme hâli öküzü, çoğulu öküzler)

Öküz
  1. (boynuzlugiller) Çift sürmekte, kağnı çekmekte kullanılan, etinden yararlanılan, iğdiş edilmiş erkek sığır.
    • Öküz, aslında, inek karnından çıkıp büyüyünce sağına-soluna bakmadan, çevresini yıkıp dökerek yaşamını sürdüren, görüldüğünde tabanları yağlayıp her fırsatta kaçınılası korkunç bir yaratıktır.
      — 1997, Vedat GÜNYOL, “Öküzcü Dostlara”, Öküz, 34. sayı, s. 9
  2. (argo) Söz ve davranışlarında incelikten yoksun olan kimse
  3. (argo) Cıvalı zar.

Çekimleme

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

öküz altında buzağı aramak, öküz boyunduruğa bakar gibi bakmak, öküz gibi, öküz gibi bakmak, öküz öldü ortaklık bozuldu, öküz öldü, ortaklık bozuldu, öküze boyunduruğunu kuyruğundan vurmak, öküz altında buzağı aramak, öküz gibi bakmak, öküze boynuzu yük olmaz, öküze boynuzu ağır gelmez, öküz gibi, öküz öldü, ortaklık bozuldu, öküzün trene baktığı gibi bakmak

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

öküz arabası, öküz balığı, öküzburnu, öküz damı, öküzdili, öküzgözü, öküz kafalı, öküz soğuğu, cennet öküzü, haymana öküzü, Tibet öküzü

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "ÖKÜZ :"
  • Nişanyan Sözlük'te: öküz.

Ek okumalar

[düzenle]

Azerice

[düzenle]

öküz

  1. (boynuzlugiller) öküz

Türkmence

[düzenle]

öküz

  1. (boynuzlugiller) öküz