iskele
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]iskele (belirtme hâli iskeleyi, çoğulu iskeleler)




- (denizcilik, yapılar) Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer.
- Vapurdan indi, iskeleye çıkar çıkmaz etrafına bakındı. - S. F. Abasıyanık
- Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven.
- Oturduğu yerden kalkıyor, iskele zincirine uzanan eli, iskele tabanına basan ayağı, kendini çekiyor yukarı. - Z. Selimoğlu
- (denizcilik) Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba.
- (ulaşım) İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı.
- Mudanya, Bursa'nın iskelesidir.
- (yapı malzemeleri) Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.
- (denizcilik) Geminin sol yanı.
- (sinema, televizyon) Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı.
Deyimler
[düzenle]Türetilmiş Kavramlar
[düzenle]iskele alabanda, iskele babası, iskele kelepçesi, iskele kuşu, sürme iskele, ip iskelesi
Çeviriler
[düzenle]Denizcilik
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "iskele" maddesi