İçeriğe atla

ışık

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Işık, isik

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi ايشيق‎.

Söyleniş

[düzenle]

ışık (belirtme hâli ışığı, çoğulu ışıklar)

Işık, denizin üstünde parlıyor. (1)
Işıklar. (2)
Binanın ışıkları açık. (3)
  1. (optik) Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji.
    • eş anlamlıları: çerağ, ziya, nur, şavk
    • "Okuyabilmek için kapıdaki ışık yeterli değildi." - Halide Edip Adıvar
  2. (aletler) yeri aydınlatmaya yarayan araç
    •  Bir gece yatmışken kalktı, bitişik odaya girdi, ışığı yaktı. — Y. Atılgan
  3. (elektrik) Aydınlanma için kullanılan elektrik.
    •  Apartmandaki dairelerin ışıkları kapalı, herkes mışıl mışıl uyuyor olmalı. — A. Ümit
  4. (mecaz) sevinç, mutluluk veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı.
    •  Bütün gözlerden mânâlı ışıklar sıçrıyordu. — P. Safa
  5. (mecaz) yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser v.s.
    •  Sevgili Behçet Necatigil şiirimizin vazgeçilmez ışıklarından biri olarak ayrıldı aramızdan. — N. Cumalı
  6. (optik) Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma.

Çekimleme

[düzenle]
kişi tekil çoğul
1. tekil (benim)
yalın ışığım ışıklarım
belirtme ışığımı ışıklarımı
yönelme ışığıma ışıklarıma
bulunma ışığımda ışıklarımda
ayrılma ışığımdan ışıklarımdan
tamlayan ışığımın ışıklarımın
2. tekil (senin)
yalın ışığın ışıkların
belirtme ışığını ışıklarını
yönelme ışığına ışıklarına
bulunma ışığında ışıklarında
ayrılma ışığından ışıklarından
tamlayan ışığının ışıklarının
3. tekil (onun)
yalın ışığı ışıkları
belirtme ışığını ışıklarını
yönelme ışığına ışıklarına
bulunma ışığında ışıklarında
ayrılma ışığından ışıklarından
tamlayan ışığının ışıklarının
1. çoğul (bizim)
yalın ışığımız ışıklarımız
belirtme ışığımızı ışıklarımızı
yönelme ışığımıza ışıklarımıza
bulunma ışığımızda ışıklarımızda
ayrılma ışığımızdan ışıklarımızdan
tamlayan ışığımızın ışıklarımızın
2. çoğul (sizin)
yalın ışığınız ışıklarınız
belirtme ışığınızı ışıklarınızı
yönelme ışığınıza ışıklarınıza
bulunma ışığınızda ışıklarınızda
ayrılma ışığınızdan ışıklarınızdan
tamlayan ışığınızın ışıklarınızın
3. çoğul (onların)
yalın ışığı ışıkları
belirtme ışığını ışıklarını
yönelme ışığına ışıklarına
bulunma ışığında ışıklarında
ayrılma ışığından ışıklarından
tamlayan ışığının ışıklarının

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

ışığı altında, ışık almak, ışık tutmak

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

ışık akısı, ışık aylası, ışık aynası, ışık bacası, ışık çanağı, ışık değneği, ışık demeti, ışık eğrisi, ışık göçüm, ışık gölge, ışık hızı, ışık ışık, ışık ışını, ışıkkesen, ışık kirliliği, ışık korkusu, ışık küre, ışıkölçer, ışık ölçümü, ışık yılı, ışık yuvarı, ışığa doğrulum, ışığa göçüm, dağınık ışık, yeşil ışık, ay ışığı, burçlar ışığı, buz ışığı, gün ışığı, güven ışığı, projektör ışığı, umut ışığı

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "IŞIK :"
  • Nişanyan Sözlük'te: ışık.