İçeriğe atla

kıyı

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe [alfabe isteniyor] (kıdıġ, kenar) sözcüğünden. Bu sözcük Eski Türkçe [alfabe isteniyor] (kıdmak, kesmek) fiilinden Eski Türkçe +I(g) (+I(g)) ekiyle türetilmiştir.

Söyleniş

[düzenle]

kıyı (belirtme hâli kıyıyı, çoğulu kıyılar)

Kıyıda dalgalar kayalara çarpıyor. (1) Burası Amerika'nın kıyılarından birisi. (2)
  1. (coğrafya) Kara ile suyun birleştiği yer
    • Kandilli akıntısını geçiyoruz. İşte Küçüksu kasrı, kıyıda bembeyaz gülüyor.” -Y. Z. Ortaç
  2. Bir yerin kenarı; periferi, periferi
    • Ben Pasifik kıyılarından mı geldim diyordun/sen
      — İlhan BERK, 1952, Günaydın Yeryüzü, s. 62, Yeditepe Yayınları
  3. (coğrafya) sahil
    • “Kıyılardan gelen rüzgârlar, denizin küçücük dalgacıklarıyla oynaşıyorlar.” -E. M. Karakurt
  4. (mecaz) Issız, tenha yer.

Çekimleme

[düzenle]


Deyimler

[düzenle]

kıyıya atmak, kıyıya çıkmak, kıyıya vurmak

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

kıyı balıkçılığı, kıyı bankacılığı, kıyı bucak, kıyı çizgisi, kıyı dili, kıyı kordonu, kıyı seyri, kıyı tırmığı, kıyıda bucakta, kıyıda köşede

Kaynakça

[düzenle]


Çeviriler

[düzenle]

çeviriler