duvar

Vikisözlük sitesinden
Jump to navigation Jump to search

Türkçe[düzenle]

Köken[düzenle]

Farsça diwār

[düzenle]

duvar (belirtme hâli duvarı, çoğulu duvarlar) -rı

[6] Duvar
  1. (mimarlık) bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem
    Bir duvar onarılır öteki çöker, ardından dam akardı. - L. Tekin
  2. bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılan engel
    Karabaş, bostan duvarının gölgesinde öğle uykusuna serilir. - Y. Z. Ortaç
  3. sonuç alınamayan yer
  4. engel
    İki arkadaşın arasında aşılmaz bir duvar vardı.
  5. (spor) voleybolda üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma, blok
  6. (spor) duvar ayak topuda

Çekimleme[düzenle]

Deyimler[düzenle]

dört duvar arasında kalmak
duvar kağıdı
suratı mahkeme duvarı

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "duvar"

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Aşık alemi kör, dört yanını duvar sanır
Eldeki yara, yarasıza duvar deliği
Yalnız taş, duvar olmaz