duvar
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Osmanlı Türkçesi دیوار sözcüğünden devralındı, o da Farsça دیوار sözcüğünden.
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]duvar (belirtme hâli duvarı, çoğulu duvarlar)



- (mimarlık) Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem, örek cidar.
- 1959:Attilâ İLHAN, 1959, Duvar , Dost Yayınları
- "ben bir duvarım hiç güneş görmedim/sen hiç güneş görmemiş bir başka duvar"
- 1959:Attilâ İLHAN, 1959, Duvar , Dost Yayınları
- Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılan engel.
- "Karabaş, bostan duvarının gölgesinde öğle uykusuna serilir." - Yusuf Ziya Ortaç
- (mecaz) Sonuç alınamayan yer.
- (mecaz) engel.
- İki arkadaşın arasında aşılmaz bir duvar vardı.
- (voleybol) Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma.
- (futbol) Futbolda serbest vuruşta karşı koyan sabit kişiler
Çekimleme
[düzenle]duvar adının çekimi
Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]duvar gibi, duvar yapmak, [[etten duvar örmek], kulağı duvar olmak, o duvar senin, bu duvar benim,
Türetilmiş kavramlar
[düzenle]duvar ayağı, duvar dayağı, duvar dişi, duvar gazetesi, duvar halısı, duvar ilanı, duvar kâğıdı, duvar pası, duvar resmi, duvar saati, duvar sarmaşığı, duvarsedefi, duvar takvimi, duvar topu, duvar yazısı, duvar yüzlü, ana duvar, kapı duvar, kuru duvar, moloz duvar, perde duvar, sağır duvar, tek duvar mutfak, Ağlama Duvarı, ağlama duvarı, buz duvarı, hücre çeperi, hücre duvarı, istinat duvarı, oturma duvarı, ses duvarı, temel duvarı
Çeviriler
[düzenle]duvar
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "duvar" maddesi
Ek okumalar
[düzenle]- Vikipedi'de duvar