İçeriğe atla

kök

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: kok, Kök

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken

[düzenle]

kök (belirtme hâli kökü, çoğulu kökler)

Ağacın kökü, dışarıdan görünüyor. (1)
Kök (2)
Dişin kökü sarı ok ile gösterilmiş. (3)
Bir kök dereotu (4)
  1. (bitki anatomisi) Bitkileri toprağa bağlayan, topraktaki besi maddelerini emmesine yarayan klorofilsiz bölüm.
  2. (bitki anatomisi) kök sap.
  3. Bazı şeylerde dip bölüm.
    • Diş kökü.
  4. (ölçü birimleri) Sapıyla çıkarılan bitkilerde tane.
    • Üç kök maydanoz.
  5. (mecaz) Dip, temel, esas.
    • "Ta gölden başlayan tipi ve fırtına Şebben'in sıcak evini kökünden sarsıyordu." - Halide Edip Adıvar
  6. (mecaz) Bir şeyin başlangıç noktası.
    • "Ölenle, son zamanları gevşeyen, azalan fakat kökleri mazinin sağlamlığı içinde kalan eski bir aşinalığım vardı." - Abdülhak Şinasi Hisar
  7. (mecaz) Bir kimseyi bir yere bağlayan manevi temel güçlerin bütünü.
  8. (yapı bilgisi) Kelimenin ekleri çıkarıldıktan sonra kalan anlamlı bölümü.
    • "Düğün", düğüm, düğme kelimeleriyle ilişkili olup, düğ, tüğ şeklinde Kâşgarlı Mahmut'un sözlüğünde yer alır. Tüg, "bağlamak" anlamında köktür.
      — Talat ÜLKER, 2026, “Güzeller Bezenmiş Toya Gider”, Türk Dili, 890. sayı, s. 83
  9. (kimya) Olağan şartlarda çevresinden yalıtılamayan ancak birçok tepkimeyi nitelik değiştirmeden kalabilen atom kümesi.
  10. (matematik) Denklemde bilinmeyenin yerine konulduğunda uygun düşen gerçek veya birleşik değer, (√).

Köken 2

[düzenle]
  1. Farsça

kök (belirtme hâli kökü, çoğulu kökler)

  1. (müzik) Sazı kurmaya yarayan burgu.

Çekimleme

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

kök almak, kök salmak, kök sökmek, kök söktürmek, kökü kazınmak, kökü kurumak, kökünden halletmek, kökünden kazımak, köküne kıran girmek, kökünü kazımak

Türetilmiş Kavramlar

[düzenle]

kök bacaklılar, kök bilgisi, kökboyası, kök boyası, kök doğrayıcısı, kök hücre, kök işareti, kök kaplama, kök kelime, kök kırmızısı, kök kurdu, köknar, kök örnek, kök sap, acı kök, ana kök, ek kök, karekök, kazık kök, kılcal kök, kızılkök, küpkök, saçak kök, yumru kök, ad kökü, adamkökü, altın kökü, eğir kökü, ense kökü, fiil kökü, helvacı kökü, isim kökü, meyan kökü, yumurtakökü, zıkkımın kökü

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "KÖK :"
  • Nişanyan Sözlük'te: kök.

İsveççe

[düzenle]

kök

  1. (odalar, mutfak) mutfak

Kırım Tatarcası

[düzenle]

kök

  1. (gök bilimi, meteoroloji) sema, gökyüzü, gök

Kumanca

[düzenle]

kök

  1. (gök bilimi, meteoroloji) sema, gökyüzü, gök
  2. (renkler) mavi