düşünce
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]düşünce (belirtme hâli düşünceyi, çoğulu düşünceler)

- uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, ide, idea, fikir, mülahaza, mütalaa
- Bu düşünce ona epeyce azap verdi. - A. Midhat
- dış dünyanın insan zihnine yansıması
- niyet, tasarı
- (mecaz) kaygı, sıkıntı, tasa
- Benim de mi düşüncelerim olacaktı? Ben de mi böyle uykusuz kalacaktım? - O. V. Kanık
- (felsefe) ilke, yönetici teori
- çevresindeki varlıkları ve olayları, isimler ve nitelemeler yoluyla kodlamış ve hafızasında tutabilir hâle gelmiş insanoğlunun, benzetme ve ayırd etme kabiliyetlerini kullanarak oluşturduğu hükümler
Çekimleme
[düzenle]Deyimler
[düzenle]ana düşünce, art düşünce, asli düşünce, Atatürkçü düşünce, aykırı düşünce, bilimsel düşünce, düşünce akımı, düşünce alanı, düşünce alışverişi, düşünce bozukluğu, düşünce hayatı, düşünce kuruluşu, düşünce özgürlüğü, düşünce ürünü, karşı düşünce, karşıt düşünce
