getirmek

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

getirmek -ir

[1] gelmesini sağlamak
Dün bir deri bir kemik hâlinde eve getirip bırakmışlar. - R. N. Güntekin
[2] bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak
[3] erişmek veya eriştiğini sanmak
Baharı getirdik.
[4] ileri sürmek
Örnek getirmek.
[5] sebep olmak, ortaya çıkarmak
Bu rüzgâr kar getirir.
[6] iletmek, bildirmek
Bir zabit nefes nefese şu haberi getirdi. - O. S. Orhon
[7] sağlamak
Haftada bir cuma günleri işleyen küçük bir kahve ayda ne kadar gelir getirirse... - Ö. Seyfettin
[8] makama atamak veya seçmek

Söyleniş

/getiɾˈmec/

Heceleme

ge·tiɾ·mek

Köken

Türkçe:

Deyimler

Kaynakça

Türk lehçeleri

Çeviriler

Karşıt anlamlılar

getirmemek, götürmek

Yardımcı eylem[düzenle]

[1] bazı kelimelerle birleşik fiil yapar

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

[1] getirmek
[2] sıralamak, peş peşe söylemek