İçeriğe atla

yara

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: ýara

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe Orta Türkçe [alfabe isteniyor] (yara, “yara”) sözcüğünden.

Söyleniş

[düzenle]

yara (belirtme hâli yarayı, çoğulu yaralar)

Koldaki bir yara (1)
  1. (tıp) keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik.
    • eş anlamlısı: cerahat
    • Yaranı tımar ettiler mi? - N. Hikmet
  2. bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık
    • Geminin omurgasındaki yara.
  3. vücutta işlemekte olan çıban
  4. (mecaz) dert, üzüntü, acı
    • Bu yarayı deşmeyin.

Çekimleme

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

yara açmak, yara almak, yara işlemek, yara kapanmak, yarasını deşmek, yaraya merhem olmak, yaraya tuz biber ekmek, yarayı tazelemek

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

yara bandı, yara bere, yara otu, açık yara, ağır yara, kızılyara, ciğer yarası, dil yarası, gönül yarası, kalp yarası, yatak yarası, yürek yarası

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "YARA :"
  • Nişanyan Sözlük'te: yara.

Ek okumalar

[düzenle]

Azerice

[düzenle]

yara

  1. ülser
  2. sükume

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe

yara yara, cerahat

Tatarca

[düzenle]

yara

  1. yara