hesap
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Osmanlı Türkçesi حساب, Arapça حِسَاب (ḥisāb)
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]hesap (belirtme hâli hesabı, çoğulu hesaplar)
- (matematik) matematiksel işlem
- alacaklı veya borçlu olma hâli
Al eline kalemi, şu benim hesapları görüver. — S. F. Abasıyanık
- (bankacılık, ekonomi) bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge
- (ekonomi) ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon
Bu hesapların dökümlerini alıp sizlere vereceğim. — N. Eray
- anlayış, durum, hâl, tutum
İnsana daha insanca ortamlar yaratmak için bütün hesaplarımız. — A. Erhat
- bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü
Harbe nasıl, niçin ve ne hesapla girmiştik? — F. R. Atay
- oranlama, tahmin
- Pınar KÜR, 2004, Küçük Oyuncu, sayfa 57 , Everest Yayınları
- "Hesaba uymayan tek şey, arada bir gülüvermesiydi."
- Pınar KÜR, 2004, Küçük Oyuncu, sayfa 57 , Everest Yayınları
- (internet jargonu) İnternet sitelerinde oluşturulan kullanıcı sayfaslarının her bir tanesi, profil
- 2018: Ayfer Tunç, 2018, Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, sayfa 272 , Can Sanat Yayınları
- ""Bence daha zevkli olurdu," diyorum, "inandırıcı olsun diye internette feys sayfaları, Instagram hesapları falan hazırlardık.""
- 2026: İbrahim TENEKECİ, 2026 Dönüp Bakınca, Muhit, 75s. 17
- "Sosyal medya yoktu. Özellkle düzgün ve dürüst insanlara musallat olan, sahte isimlerle açılan kötücül hesaplar henüz hayatımıza girmemişti."
- 2018: Ayfer Tunç, 2018, Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, sayfa 272 , Can Sanat Yayınları
Çekimleme
[düzenle]
Atasözleri
[düzenle]Deyimler
[düzenle]hesaba almak, hesaba almamak, hesaba katmamak, hesaba çekmek, hesaba dökmek, hesaba gelmez, hesaba katılmamak, hesaba katmak, hesabı kapamak, hesabı kapatmak, hesabı kesmek, hesabına, hesabına gelmek, hesabını almak, hesabını bilmek, hesabını bilmeyen kasap, ne satır bırakır ne masat, hesabını görmek, hesabı temizlemek, hesabı yok, hesap vermek, hesabını vermek, hesap açmak, hesap çıkarmak, hesap etmek, hesap görmek, hesap kesmek, hesap sormak, hesaptan düşmek, hesapta olmamak, hesap tutmak
Türetilmiş kavramlar
[düzenle]hesap belgesi, hesap cetveli, hesap cüzdanı, hesap günü, hesap işi, hesap kamarası, hesap kitap, hesap makinesi, hesap özeti, hesap pusulası, hesap uzmanı, açık hesap, cari hesap, diferansiyel hesap, ortak hesap, sanal hesap, şifreli hesap, toparlak hesap, vadeli hesap, vadesiz hesap, yuvarlak hesap, çömlek hesabı, ebcet hesabı, ihtimaliyet hesabı, ihtimaller hesabı, olasılık hesabı, parmak hesabı, zihin hesabı, integral hesapları
Çeviriler
[düzenle]
|
|
|
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "hesap" maddesi
Ek okumalar
[düzenle]- Vikipedi'de hesap