bozmak

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

IPA: bozˈmac

Heceleme[düzenle]

Heceleme: boz·mak

Eylem[düzenle]

bozmak bozmak -ar bozmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi bozar)

[1] bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek
[2] yerin, şeyin düzenini karıştırmak
[3] dokunmak, zarar vermek
[4] geçersiz bir duruma getirmek
[5] (para) büyük parayı küçük birimlere ayırmak
[6] bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek
[7] altını paraya çevirmek, bozdurmak
[8] yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek
[9] bağ veya bostanın son ürününü toplamak
[10] kızlığına zarar vermek
[11] biçimini ve kullanılışını değiştirmek
[12] bırakmak, dağıtmak
[13] bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek
[14] aklını kaybedecek derecede bir şeye düşkün olmak
[15] kötü duruma getirmek

Eş anlamlılar[düzenle]

[6] mağlup etmek, yenmek
[7] bozdurmak

Karşıt anlamlılar[düzenle]

[1–15] bozmamak

Çeviriler[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Örnekler[düzenle]

[1] Bu iki radyo istasyonu birbirini bozuyor.
[2]
[3] Bu yemek midemi bozdu.
[4] Eğer nişanını bozduysa yazıklar olsun. - M. Ş. Esendal
[5] Bir milyon lira bozar mısın?
[6] Düşman ordusunu bozmak.
[7]
[8]
[9] Bostanı bozduk.
[10]
[11] Eskileri bozuyor; beni, çocuğu giydiriyor. - Ö. Seyfettin
[12] Tam biraz rahat edeceğim, işimi bozuyorsun. - S. F. Abasıyanık
[13] Adamcağızı fena bozdunuz.
[14] Adamcağız politika ile bozmuş.
[15] Son işindeki problemleri sağlığını da bozmuştu.

Alt kavramlar[düzenle]

[4] nişanı bozmak
[*] parmak bozmak
[*] huzuru bozmak

Deyimler[düzenle]

havanın bozulması
sinirleri bozulmak
yuvasını bozmak

Köken[düzenle]

Türkçe bozma + -k

Kaynakça[düzenle]

Eski Türkçe[düzenle]

Nuvola apps kate.png
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem[düzenle]

[1] bozmak
[2] yıkmak

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

bozmak

[1] bozmak
[2] silmek