İçeriğe atla

toplamak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

toplamak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi toplar)

Kepçe, metalleri bir yerde üst üste topluyor. (1)
Kadın, daldan zeytin topluyor. (2)
Hemşireler, yatağı topluyor. (3)
  1. Bir araya getirmek
    • Şairin bütün eserlerini, bütün hatıralarını toplayacak. - O. S. Orhon
  2. devşirmek
    • Kırlardan çiçek topladık.
  3. Devşirip kaldırmak:
    • Sofrayı toplamak.
    • Yatakları toplamak.
  4. Dağınıklıktan kurtarmak; kaldırmak,; kaldırmak
    • Bu odayı biraz toplamak gerek.
  5. Bir araya getirmek, düzene sokmak, düzeltmek
    • 2004: Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 86 , Kanat Yayınları
      "Güzel amcacım, toplayalım mı enseyi?"
  6. Artırıp biriktirmek
    • Epey servet toplamış.
  7. Hizmete çağırmak
    • Asker toplamak.
  8. Vergi veya bağışı verecek olanlardan almak
  9. Şişmanlamak, kilo almak
  10. Çıbanın veya yaranın irinlenmesi.
  11. (matematik) Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulmak

Sözcük birliktelikleri

[düzenle]

nal toplamak, pılı pırtı toplamak, pılı pırtıyı toplamak, su toplamak, tası tarağı toplamak, ufağını tefeğini toplamak yemi toplamak

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Türkmence

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

toplamak

  1. derlemek, toplamak

Kaynakça

[düzenle]
  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.