toplamak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Eylem
[düzenle]toplamak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi toplar)



- Bir araya getirmek
- Şairin bütün eserlerini, bütün hatıralarını toplayacak. - O. S. Orhon
- devşirmek
- Kırlardan çiçek topladık.
- Devşirip kaldırmak:
- Sofrayı toplamak.
- Yatakları toplamak.
- Dağınıklıktan kurtarmak; kaldırmak,; kaldırmak
- Bu odayı biraz toplamak gerek.
- Bir araya getirmek, düzene sokmak, düzeltmek
- 2004: Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 86 , Kanat Yayınları
- "Güzel amcacım, toplayalım mı enseyi?"
- 2004: Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 86 , Kanat Yayınları
- Artırıp biriktirmek
- Epey servet toplamış.
- Hizmete çağırmak
- Asker toplamak.
- Vergi veya bağışı verecek olanlardan almak
- Şişmanlamak, kilo almak
- Çıbanın veya yaranın irinlenmesi.
- (matematik) Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulmak
Sözcük birliktelikleri
[düzenle]nal toplamak, pılı pırtı toplamak, pılı pırtıyı toplamak, su toplamak, tası tarağı toplamak, ufağını tefeğini toplamak yemi toplamak
Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "toplamak" maddesi
Türkmence
[düzenle]Eylem
[düzenle]toplamak
- derlemek, toplamak
Kaynakça
[düzenle]- Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.