yabancı

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

IPA: jabanˈd͡ʒɯ

Heceleme[düzenle]

Heceleme: ya·ban·cı

Ön ad[düzenle]

yabancı

  1. başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan, bigâne, ecnebi
    Bu toprak bizimdir, içinde yabancının işi yok. - R. E. Ünaydın
  2. başka bir milletle ilgili olan
    Hiçbir millet, milletimizden daha çok yabancı unsurların inanç ve âdetlerine riayet etmemiştir. - Atatürk
  3. aileden, çevreden olmayan, özge
    Ben, yabancı bir adam, neme lazım, hiç sesimi çıkarmadım. - M. Ş. Esendal
  4. tanınmayan, bilinmeyen
    Yabancı müşteri giremezdi kapısından. Gelenler hep edebiyat adamlarıydı. - Y. Z. Ortaç
  5. aynı türden, aynı çeşitten olmayan
    Yağın içinde yabancı maddeler var.
  6. bir konuda bilgisi, tecrübesi olmayan
    Bu uygulamanın yabancısıyım.
  7. belli bir yere veya kimseye mahsus olmayan
    Yabancı arabalar buraya park edemez.

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Atasözleri[düzenle]