yabancı

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Ön ad[düzenle]

[1] başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan, bigâne, ecnebi
Bu toprak bizimdir, içinde yabancının işi yok. - R. E. Ünaydın
[2] başka bir milletle ilgili olan
Hiçbir millet, milletimizden daha çok yabancı unsurların inanç ve âdetlerine riayet etmemiştir. - Atatürk
[3] aileden, çevreden olmayan, özge
Ben, yabancı bir adam, neme lazım, hiç sesimi çıkarmadım. - M. Ş. Esendal
[4] tanınmayan, bilinmeyen
Yabancı müşteri giremezdi kapısından. Gelenler hep edebiyat adamlarıydı. - Y. Z. Ortaç
[5] aynı türden, aynı çeşitten olmayan
Yağın içinde yabancı maddeler var.
[6] bir konuda bilgisi, tecrübesi olmayan
Bu uygulamanın yabancısıyım.
[7] belli bir yere veya kimseye mahsus olmayan
Yabancı arabalar buraya park edemez.

Söyleniş[düzenle]

IPA: /jabanˈd͡ʒɯ/

Heceleme[düzenle]

Heceleme: ya·ban·cı

Deyimler[düzenle]

yabancı gelmemek

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Yabancı koyun kenara yatar
Yabancı koyun kenarda yatar