karşı

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

karşı (belirtme hâli karşıyı, çoğulu karşılar)

  1. bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi
    Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor.
  2. yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı
    Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik. - R. H. Karay
  3. ön, kat, huzur
    İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar. - Y. Z. Ortaç

Eski Yazı[düzenle]

قارشی

Kaynakça[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Akşama karşı gitme, tana karşı yatma
Kısmetsiz köpek, sabaha karşı uyuyakalır
Rüzgara karşı tüküren,kendi yüzüne tükürür

Belirteç[düzenle]

[1] yüzünü bir şeye doğru çevirerek
  1. Bahçeye karşı oturmak.
  2. karşılık olarak, mukabil
    Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum. - A. Ş. Hisar
  3. için, hakkında
    Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı? - S. F. Abasıyanık
  4. -e doğru
    Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım. - S. F. Abasıyanık

Çeviriler[düzenle]

| style="width:1%; " | | class="translations-cell" style="background-color:#ffffe0; vertical-align:top; text-align:left; width:48%; " |

  • Kürtçe: [Girdi?]tpos

|}

Ön ad[düzenle]

  1. bulunan yere göre önde, ileride olan, alternatif
    Karşı evin kızları.
    Karşı mahalle.
  2. karşıt, zıt, muhalif
    İlkin bütün bunların bir emperyalizm numarası olduğunu söyleyerek kesin bir karşı tavır koydu. - M. Mungan

Deyimler[düzenle]

dosta düşmana karşı

karşı konum karşı mahalle

Çeviriler[düzenle]

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

[1] öte, mezaristan, seray-i humayun
[2] bir şehr-i kadim ismi.

Gagavuzca[düzenle]

Köken[düzenle]

Farsça khar-buze

[düzenle]

karşı

  1. karşı

Kaynakça[düzenle]

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki