karşı

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

[düzenle]

Durum Tekil Çoğul
Yalın karşı karşılar
Belirtme (-i) karşıyı karşıları
Yönelme (-e) karşıya karşılara
Bulunma (-de) karşıda karşılarda
Çıkma (-den) karşıdan karşılardan
Tamlayan karşının karşıların

karşı -sı

[1] bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi
Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor.
[2] yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı
Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik. - R. H. Karay
[3] ön, kat, huzur
İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar. - Y. Z. Ortaç

Eski Yazı[düzenle]

قارشی

Kaynakça

Türk lehçeleri

Çeviriler

Atasözleri

Akşama karşı gitme, tana karşı yatma
Kısmetsiz köpek, sabaha karşı uyuyakalır
Rüzgara karşı tüküren,kendi yüzüne tükürür

Belirteç[düzenle]

[1] yüzünü bir şeye doğru çevirerek
Bahçeye karşı oturmak.
[2] karşılık olarak, mukabil
Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum. - A. Ş. Hisar
[3] için, hakkında
Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı? - S. F. Abasıyanık
[4] -e doğru
Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım. - S. F. Abasıyanık

Türk lehçeleri

Çeviriler

Ön ad[düzenle]

[1] bulunan yere göre önde, ileride olan, alternatif
Karşı evin kızları.
Karşı mahalle.
[2] karşıt, zıt, muhalif
İlkin bütün bunların bir emperyalizm numarası olduğunu söyleyerek kesin bir karşı tavır koydu. - M. Mungan

Deyimler

dosta düşmana karşı

karşı konum karşı mahalle

Türk lehçeleri

Çeviriler

Çağatayca[düzenle]

[düzenle]

[1] öte, mezaristan, seray-i humayun
[2] bir şehr-i kadim ismi.

Gagavuzca[düzenle]

[düzenle]

[1] karşı

Köken

[1] Farsça khar-buze

Kaynakça

  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki