karıştırmak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

karıştırmak -ır

[1] karışma işini yaptırmak
[2] içinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak
Ceplerimi karıştırdım, bozuk para bulamadım. - F. R. Atay
[3] yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek
Ocak başında oturmuş bir ihtiyarca kadın, bir tencereyi karıştırıyor hem de için için ağlıyordu. - A. Kabaklı
[4] kurcalamak, oynamak
[5] göz atmak, araştırmak, incelemek
Saatlerce, istediğim kitapları, divanları, Servetifünun koleksiyonlarını karıştırdım. - Y. Z. Ortaç
[6] üstünkörü okumak
Verdiğim cevapları dinlemiyor gibi dalgın, parmaklarıyla bir risaleyi karıştırıyordu. - H. Z. Uşaklıgil
[7] ayırt edememek, tam olarak seçememek
Siz düşle gerçeği birbirine karıştırıyorsunuz.

Söyleniş[düzenle]

IPA: kaɾɯʃtɯɾˈmac

Heceleme[düzenle]

Heceleme: ka·rış·tır·mak

Deyimler[düzenle]

geçmişlerini karıştırmak

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]