İçeriğe atla

bozma

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
IPA(anahtar): bozˈma, bozmaˈlaɾ

Heceleme

[düzenle]
  • Heceleme: boz‧ma

bozma (belirtme hâli bozmayı, çoğulu bozmalar)

  1. bozmak işi.
  2. (hukuk) Üst dereceli mahkemenin, önceden verilmiş kararı yeniden görüşmesi
    • Nikahsız karısından doğan Mızrap adındaki çocuğunu kurban etmek maksadı ile boğazından keserek teammüden öldürmekten sanık A.'nın bozma üzerine, yapılan duruşması sonunda: Suçun subutuna ye sanığın bir hadiseyi atlatırsa çocuğunu Allah yoluna kurban edeceği şeklindeki inancı ile iş bu suçu işlediği anlaşıldığından bu hususun sanık lehine takdiri azaltıcı sebep olarak kabulüne mebni TCK.'nun 450/4, 59'uncu maddeleri uyarınca verilen hüküm tasdik edilmiştir
      — Faruk EREM, 1996, Bir Ceza Avukatının Anıları, s. 38, Çark Kitabevi Yayınları

Ön ad

[düzenle]

bozma (karşılaştırma daha bozma, üstünlük en bozma)

  1. Değiştirilmiş.
    • Tüyleri çelik mavisini, göğüsleri karlı bir toprağı andıran o kuşları izledikçe, ısrarlı çaycıları, çığırıp duran simsarları, market bozması dükkânları görmezden gelirim.
      — Cabir ÖZYILDIZ, 2025, Dünyanın Bütün Karıncaları, s. 54, Vacilando Kitap

Eylem

[düzenle]

bozma

  1. bozmak (eylem) sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci tekil şahıs olumsuz çekimi

Atasözleri

[düzenle]
  1. şaraptan bozma sirke keskin olur


Çeviriler

[düzenle]

ön ad

Çeviriler

[düzenle]