İçeriğe atla

çevirmek

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • IPA(anahtar): /t͡ʃe.viɾ.ˈmec/
  • Heceleme: çe‧vir‧mek

Eylem

[düzenle]

çevirmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi çevirir)

A harfininin yönünü çevirmişler. (1)
Kitabın sayfasını çeviriyorlar. (2)
Kadın, radyonun düğmesini çeviriyor. (3)
Kadın, dersi çeviriyor. (4)
Asker, adamı çeviriyor. (6)
  1. Bir şeyin yönünü değiştirmek.
    • "Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi." - Yusuf Ziya Ortaç
  2. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek.
    • 2025: Kutlukhan KUTLU Tolkien'de Yolun Yücelikleri ve İncelikleri, Notos, 105s. 41
      "Alberto Manguel ve Gianni Guadalupi'nin Hayali Yerler Sözlüğü'nü çevirdiğimizde, Manguel bu fantazya diyarları ansiklopedisinin tek kısıtlaması olduğunu, söz konusu yerin Dünya'da bulunması gerektiğini söylemişti."
  3. Döndürerek hareket ettirmek.
    • "Resimleri albüme yapıştırırken kocası da radyonun düğmesini çevirdi." - Sait Faik Abasıyanık
  4. Yönetmek, idare etmek.
    • "Eteği belinde, bütün evi o çeviriyor." - Haldun Taner
  5. durdurmak.
    • "O hızla giderken bir taksi çevirdi ve tortop olup taksinin içine yuvarlandık." - Hikmet Temel Akarsu
  6. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek.
    • "Gündelik yaşamımızda, banka memurlarının sokaklarda bile bizi çevirip kredi kartı vermek için nasıl yırtındıklarını görüyoruz." - Sina Akşin
  7. Geri göndermek.
    • "Olayı aydınlatacak her uğraşıyı geri çevirmiş, içine gömülüp tek gözyaşı dökmemişti." - Naile Turhan
  8. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek.
  9. Çevrilemek, tevil etmek:
    • Sözü işine geldiği gibi çevirdi.
  10. Çeviri yapmak.
    • "Romanlar, hikâyeler yazar; yahut Fransızcadan çevirirmiş." - Memduh Şevket Esendal
  11. kuşatmak
    • Bağı duvarla çevirmek.
  12. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek.
    • "Babasıyla birlikte evimi otele çevirdiler." - Oğuz Atay
  13. Bir durumdan başka duruma geçmek.
    • 2022:Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, sayfa 342 , Dergâh Yayınları
      "Bir gece evvelinden başlayan yağmur, şimdi kara çevirmişti."
  14. Kâğıt oyunu oynamak.
  15. İşlemek, yapmak.
    • Yine ne işler çeviriyorsun bakayım.

Çekimleme

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

dalavere çevirmek, dirsek çevirmek, dolap çevirmek, dümen çevirmek, hurdaya çevirmek, kalbura çevirmek, kuşa çevirmek yüz çevirmek

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

çevirmek

  1. çevirmek