çevirmek

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

çevirmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi çevirir) -ir

  1. bir şeyin yönünü değiştirmek
    Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi. - Y. Z. Ortaç
  2. öteki yüzünü görünür duruma getirmek
    Sermet defterinin yapraklarını çeviriyordu. - Ö. Seyfettin
  3. döndürerek hareket ettirmek
    Resimleri albüme yapıştırırken kocası da radyonun düğmesini çevirdi. - S. F. Abasıyanık
  4. yönetmek, idare etmek
    Eteği belinde, bütün evi o çeviriyor. - H. Taner
  5. durdurmak
    Taksi çevirmek.
  6. yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek
    Arkadaşı bizi çevirip evine götürdü.
  7. geri göndermek
    Kendisine yollanan parayı çevirmiş.
  8. bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek
  9. çevrilemek, tevil etmek
    Sözü işine geldiği gibi çevirdi.
  10. çeviri yapmak
    Romanlar, hikâyeler yazar; yahut Fransızcadan çevirirmiş. - M. Ş. Esendal
  11. bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak
    Bağı duvarla çevirmek.
  12. bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek
    Evlerini otele çevirdiler.
  13. bir durumdan başka duruma geçmek
  14. kâğıt oyunu oynamak
  15. işlemek, yapmak
    Yine ne işler çeviriyorsun bakayım.

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Gagavuzca[düzenle]

Eylem[düzenle]

çevirmek

  1. çevirmek