yıkmak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Eylem
[düzenle]yıkmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi yıkar)
- Kurulu bir şeyi parçalayarak dağıtmak; bozmak, tahrip etmek
- Evi yıktılar.
- Ortadan kaldırmak, varlığına son vermek.
- İnsan, hayvan veya ağaç devirmek.
- Bir yana eğmek
- Kadın kaşlarını yıkmış bana bakıyor.— Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, s. 13, Kanat Yayınları
- Yük indirmek.
- (suç) Herhangi bir suç, iş vb.ni birine yüklemek:
- Suçu bana yıktı.
- Yıkımına yol açmak, mahvına sebep olmak:
- "Bak, toyluğunla hem kendini hem de beni yıktın. Sen mutsuz oldun, benim tekkemin düzeni bozuldu." - Tomris Uyar
Çeviriler
[düzenle]Eski Türkçe
[düzenle]Bu sözcüğün, biçim ve içerik olarak Vikisözlük standartlarına ulaşması için elden geçirilmesi gerekmektedir.
Madde düzenleme ve Vikisözlük standartları ile ilgili bilgi
Bu sözcükte ayrıca şu sorunlar da bulunmaktadır:
- Bu söz(cük), ait olduğu dilin kullandığı Eski Türkçe alfabesinde yazılmamıştır.
- Bu söz(cük) varlığını ispatlayacak hiçbir kaynak içermemekte, lütfen kaynak eklenmesinde yardımcı olun.
Eylem
[düzenle]- Yıkmak
- Yıkılmak