İçeriğe atla

bulmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Yazılışlar

[düzenle]
بولمق

Eylem

[düzenle]

bulmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi bulur)

  1. arayarak veya aramadan, bir şeyle, bir kişi ile karşılaşmak
    • Kafam her an bir konu bulmak için binbir çeşit şeye müracaat ediyor. - H. E. Adıvar
  2. bir şeyi elde etmek
  3. kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek
    • Paramı buldum.
  4. varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek
    • Şu kuvvetin, cevherin sırrını bulmaya çalışıyorum. - S. F. Abasıyanık
  5. ilk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek
  6. istenilen şeye kavuşmak, nail olmak
    • Oğlanı buluruz diye çabalamışlar, nasip olmamıştı.
      — Mustafa KUTLU, 2024, Başkanın Adamları, s. 12, Dergâh Yayınları
  7. bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak
    • İstanbula döndüğüm vakit, yaşım yirmi biri bulmuştu.
      — Reşat Nuri GÜNTEKİN, 1966, Damga, s. 31, İnkılâp ve Aka Kitabevleri
  8. herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak
    • Ben de bunu akıllıca buldum. - M. Ş. Esendal
  9. seçmek
    • Bazen onlara yeni ve güzel kıyafetler buluyor. - H. E. Adıvar
  10. sağlamak, temin etmek
    • Sen otur ye, ben yatarken, kendim bir şeyler bulur, yerim. - S. F. Abasıyanık
  11. cezaya uğramak
    • Eden bulur.
  12. hatırlamak
    • Bir türlü bulamadım caminin ismini dersem inanır mısınız? - S. F. Abasıyanık
  13. Bir şeyi belirlemek:
    • "Süleyman bu Rum gencine bir de Müslüman isim buldu." - İsmail Metin

Çekimleme

[düzenle]
bulmak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit buldum buldun buldu bulduk buldunuz buldular
hikâye bulduydum bulduydun bulduydu bulduyduk bulduydunuz bulduydular
rivayet
şart bulduysam bulduysan bulduysa bulduysak bulduysanız bulduysalar
buldularsa
belirsiz geçmiş basit bulmuşum bulmuşsun bulmuş bulmuşuz bulmuşsunuz bulmuşlar
hikâye bulmuştum bulmuştun bulmuştu bulmuştuk bulmuştunuz bulmuştular
rivayet bulmuşmuşum bulmuşmuşsun bulmuşmuş bulmuşmuşuz bulmuşmuşsunuz bulmuşmuşlar
şart bulmuşsam bulmuşsan bulmuşsa bulmuşsak bulmuşsanız bulmuşsalar
bulmuşlarsa
geniş basit bulurum bulursun bulur buluruz bulursunuz bulurlar
hikâye bulurdum bulurdun bulurdu bulurduk bulurdunuz bulurdular
rivayet bulurmuşum bulurmuşsun bulurmuş bulurmuşuz bulurmuşsunuz bulurmuşlar
şart bulursam bulursan bulursa bulursak bulursanız bulursalar
bulurlarsa
şimdiki basit buluyorum buluyorsun buluyor buluyoruz buluyorsunuz buluyorlar
hikâye buluyordum buluyordun buluyordu buluyorduk buluyordunuz buluyordular
rivayet buluyormuşum buluyormuşsun buluyormuş buluyormuşuz buluyormuşsunuz buluyormuşlar
şart buluyorsam buluyorsan buluyorsa buluyorsak buluyorsanız buluyorsalar
buluyorlarsa
gelecek basit bulacağım bulacaksın bulacak bulacağız bulacaksınız bulacaklar
hikâye bulacaktım bulacaktın bulacaktı bulacaktık bulacaktınız bulacaktılar
rivayet bulacakmışım bulacakmışsın bulacakmış bulacakmışız bulacakmışsınız bulacakmışlar
şart bulacaksam bulacaksan bulacaksa bulacaksak bulacaksanız bulacaksalar
bulacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit bulayım bulasın bula bulalım bulasınız bulalar
hikâye bulaydım bulaydın bulaydı bulaydık bulaydınız bulaydılar
rivayet bulaymışım bulaymışsın bulaymış bulaymışız bulaymışsınız bulaymışlar
şart
şart basit bulsam bulsan bulsa bulsak bulsanız bulsalar
hikâye bulsaydım bulsaydın bulsaydı bulsaydık bulsaydınız bulsaydılar
rivayet bulsaymışım bulsaymışsın bulsaymış bulsaymışız bulsaymışsınız bulsaymışlar
şart
gereklilik basit bulmalıyım bulmalısın bulmalı bulmalıyız bulmalısınız bulmalılar
hikâye bulmalıydım bulmalıydın bulmalıydı bulmalıydık bulmalıydınız bulmalıydılar
rivayet bulmalıymışım bulmalıymışsın bulmalıymış bulmalıymışız bulmalıymışsınız bulmalıymışlar
şart bulmalıysam bulmalıysan bulmalıysa bulmalıysak bulmalıysanız bulmalıysalar
bulmalılarsa
emir basit bul bulsun bulun
bulunuz
bulsunlar
hikâye
rivayet
şart
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit bulmadım bulmadın bulmadı bulmadık bulmadınız bulmadılar
hikâye bulmadıydım bulmadıydın bulmadıydı bulmadıydık bulmadıydınız bulmadıydılar
rivayet
şart bulmadıysam bulmadıysan bulmadıysa bulmadıysak bulmadıysanız bulmadıysalar
bulmadılarsa
belirsiz geçmiş basit bulmamışım bulmamışsın bulmamış bulmamışız bulmamışsınız bulmamışlar
hikâye bulmamıştım bulmamıştın bulmamıştı bulmamıştık bulmamıştınız bulmamıştılar
rivayet bulmamışmışım bulmamışmışsın bulmamışmış bulmamışmışız bulmamışmışsınız bulmamışmışlar
şart bulmamışsam bulmamışsan bulmamışsa bulmamışsak bulmamışsanız bulmamışsalar
bulmamışlarsa
geniş basit bulmam bulmazsın bulmaz bulmayız bulmazsınız bulmazlar
hikâye bulmazdım bulmazdın bulmazdı bulmazdık bulmazdınız bulmazdılar
rivayet bulmazmışım bulmazmışsın bulmazmış bulmazmışız bulmazmışsınız bulmazmışlar
şart bulmazsam bulmazsan bulmazsa bulmazsak bulmazsanız bulmazsalar
bulmazlarsa
şimdiki basit bulmuyorum bulmuyorsun bulmuyor bulmuyoruz bulmuyorsunuz bulmuyorlar
hikâye bulmuyordum bulmuyordun bulmuyordu bulmuyorduk bulmuyordunuz bulmuyordular
rivayet bulmuyormuşum bulmuyormuşsun bulmuyormuş bulmuyormuşuz bulmuyormuşsunuz bulmuyormuşlar
şart bulmuyorsam bulmuyorsan bulmuyorsa bulmuyorsak bulmuyorsanız bulmuyorsalar
bulmuyorlarsa
gelecek basit bulmayacağım bulmayacaksın bulmayacak bulmayacağız bulmayacaksınız bulmayacaklar
hikâye bulmayacaktım bulmayacaktın bulmayacaktı bulmayacaktık bulmayacaktınız bulmayacaktılar
rivayet bulmayacakmışım bulmayacakmışsın bulmayacakmış bulmayacakmışız bulmayacakmışsınız bulmayacakmışlar
şart bulmayacaksam bulmayacaksan bulmayacaksa bulmayacaksak bulmayacaksanız bulmayacaksalar
bulmayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit bulmayayım bulmayasın bulmaya bulmayalım bulmayasınız bulmayalar
hikâye bulmayaydım bulmayaydın bulmayaydı bulmayaydık bulmayaydınız bulmayaydılar
rivayet bulmayaymışım bulmayaymışsın bulmayaymış bulmayaymışız bulmayaymışsınız bulmayaymışlar
şart
şart basit bulmasam bulmasan bulmasa bulmasak bulmasanız bulmasalar
hikâye bulmasaydım bulmasaydın bulmasaydı bulmasaydık bulmasaydınız bulmasaydılar
rivayet bulmasaymışım bulmasaymışsın bulmasaymış bulmasaymışız bulmasaymışsınız bulmasaymışlar
şart
gereklilik basit bulmamalıyım bulmamalısın bulmamalı bulmamalıyız bulmamalısınız bulmamalılar
hikâye bulmamalıydım bulmamalıydın bulmamalıydı bulmamalıydık bulmamalıydınız bulmamalıydılar
rivayet bulmamalıymışım bulmamalıymışsın bulmamalıymış bulmamalıymışız bulmamalıymışsınız bulmamalıymışlar
şart bulmamalıysam bulmamalıysan bulmamalıysa bulmamalıysak bulmamalıysanız bulmamalıysalar
bulmamalılarsa
emir basit bulma bulmasın bulmayın
bulmayınız
bulmasınlar
hikâye
rivayet
şart

Deyimler

[düzenle]

bula bula bunu bulmak, bula bula onu bulmak, bula bula bir şeyi bulmak, bula bula birini bulmak, buldukça bunar, bulmuş da bunuyor, buldum bilemedim, bildim bulamadım, bulup buluşturmak

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

bula bula, bultak, yolbul, yönbul

Çeviriler

[düzenle]

çeviriler

Kaynakça

[düzenle]