bilmek

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Söyleniş[düzenle]

IPA(anahtar): /bilˈmec/
Heceleme: bil‧mec

Köken[düzenle]

bilme + -k

Eylem[düzenle]

bilmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi bilir) -ir

  1. -a / -e ekli fiillerle yeterlik bildiren birleşik fiiller oluşturur
    Anlayabilmek. Gidebilmek. Kapayabilmek. Yazabilmek.
  2. bir bilim ya da sanat dalında yeterli olmak
  3. bir yapmaya alışmış olmak, elinden gelmek
  4. bir şeyi anlamış ya da öğrenmiş bulunmak
    Bunu bilmek içimi kederle dolduruyordu. - A. Ağaoğlu
  5. farz etmek, sanmak, varsaymak
    Bir hastanın hastalığına gereken önemi vermesi, doktorun ancak kendini o hasta ile birlikte hasta bilmesi ile sağlanabilir. - R. H. Karay
  6. hatırlamak, tanımak
  7. inanmak
    Bilirim yaşamaz güneşte. Bilirim yaşamaz yan yana aşkla. Ne haksızlık. Ne korku. - N. Cumalı
  8. işine gelmek, uygun bulmak
    Mal almasını bildi de parasını vermeyi mi bilmiyor?
  9. mes'ul tutmak, sorumlu tutmak
    Ben arkadaşını bilmem, seni bilirim.
  10. saymak
    Teşekkürü borç bilirim.

Çekimleme[düzenle]

Zıt anlamlılar[düzenle]

Deyimler[düzenle]

Türetilmiş kavramlar[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

bilmek

  1. anlamak, bilmek