bilmek

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

bilmek -ir bilmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi bilir)

  1. bir şeyi anlamış ya da öğrenmiş bulunmak
    Bunu bilmek içimi kederle dolduruyordu. - A. Ağaoğlu
  2. bir bilim ya da sanat dalında yeterli olmak
    Yani kısacası bu mükemmel dilimizi kimse bilmez, okumaz. - B. Felek
  3. bir yapmaya alışmış olmak, elinden gelmek
  4. tanımak, hatırlamak
    Kadıncığım aç. Ben geldim. Bilemedin mi? - H. R. Gürpınar
  5. sanmak, varsaymak, farz etmek
    Bir hastanın hastalığına gereken önemi vermesi, doktorun ancak kendini o hasta ile birlikte hasta bilmesi ile sağlanabilir. - R. H. Karay:[6] anımsamak, tanımak
  6. sorumlu tutmak
    Ben arkadaşını bilmem, seni bilirim.
  7. inanmak
    Bilirim yaşamaz güneşte. Bilirim yaşamaz yan yana aşkla. Ne haksızlık. Ne korku. - N. Cumalı
  8. işine gelmek, uygun bulmak
    Mal almasını bildi de parasını vermeyi mi bilmiyor?
  9. -a / -e ekli fiillerle yeterlik bildiren birleşik fiiller oluşturur
    Anlayabilmek. Gidebilmek. Kapayabilmek. Yazabilmek.
  10. saymak
    Teşekkürü borç bilirim.

Yazılışlar[düzenle]

بیلمك

Deyimler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

  1. bilmek, anlamak