İçeriğe atla

kesmek

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Heceleme

[düzenle]
  • Heceleme: kes‧mek

Yazılışlar

[düzenle]
کسمک

Eylem

[düzenle]

kesmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi keser)

Adam, sebzeyi kesiyor (1)
Ağacı kesmişler (2)
Evlerin elektriğini kesmişler (10)
Polis, yolu kesmiş (16)
  1. bıçak, makas ve benzeri bir araçla bir şeyi ikiye bölmek, parçalamak, doğramak
    • İpi kesmek.
  2. dibinden ayırmak
    • Ağaçları kesmek. Dalları kesmek.
  3. düzgün parçalara ayırmak
    • Eti kesmek. Patatesi kesmek.
  4. kesici bir araçla yaralamak
    • Nasıl sol elimle sağ elimi kesip biçeceğim? - R. N. Güntekin
  5. ucunu almak
    • Saç kesmek. Tırnak kesmek.
  6. hayvanın başını gövdesinden ayırmak; boğazlamak
    • Koyun kesmek. Tavuk kesmek.
  7. son vermek, gidermek.
    • Bu ilaç baş ağrısını keser.
  8. ara vermek.
    • Bu üç zavallı bizden rahatsız oldular ve derslerini keserek çekildiler. - M. Ş. Esendal
  9. bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek.
    • Yardımı kestiler. Ücreti ödemeyince telefonu kestiler.
  10. akımı durdurtmak.
    • Şimdi belediye ile anlaşamayan müteşebbis cereyanı kesmiş. - S. F. Abasıyanık
  11. belirtmek, kararlaştırmak.
    • Gününü daha kesmedik.
  12. verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek
    • Ücretinden beş lira kesmişler.
  13. (para) para basmak.
  14. azaltmak, güçleştirmek.
    • Rüzgâr geminin yolunu kesiyor.
  15. iskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak
  16. geçişi önlemek
    • Yolu kesmek.
  17. susmak
    • Kes artık yeter!
  18. hasta organı ameliyatla almak
  19. bölmek, ayırmak
    • Bulvarı kesen küçük sokaklardan biri.
  20. yazıyı, filmi kısaltmak
  21. uydurmak, yalan söylemek
  22. rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak
    • Rüzgâr yüzümü kesiyor.
  23. Bir rengin yayılması, bir renge bürünmek
    • 2004: Ahmet BÜKE, 2004, İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 63 , Kanat Yayınları
      "Beyaza kesmiş kıvırcık saçları omuzlarına doğru iniyordu."
    • 2018: Semih ÖZTÜRK, 2018, Önce Dağlar Kar Tutacak, sayfa 30 , Varlık Yayınları
      "Boğazından altı mora kesmiş. Zor nefes alıyor."
    • 2021: Orhan PAMUK, 2021, Veba Geceleri, sayfa 319
      "Etraf kan içindeydi ve kan Minger taşları üzerinde tuhaf bir kırmızıya kesiyordu.."
  24. (mecaz) birini yermek, kötülemek
    • Hiç değil beni kesmeden edemez o. - O. Kemal
  25. (mecaz) karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak
  26. vahşice öldürmek
    • 2020: Mehmet EROĞLU, 2020, Yarım Kalan Yürüyüş, sayfa 18 , İletişim Yayınları
      "Dışarıda adam kessinler, umrunda bile olmaz."
  27. Ayakkabının darlık sebebiyle ayağın uç veya topuk kısmına zarar vermesi.
    • 2025: Semrin ŞAHİN Kır Evi, Notos, 105s. 106
      "Botlar ayağımı kesmiş. Başparmağımın etrafında pembe bir kızarıklık."
  28. (spor) oyuncuyu takım kadrosuna almamak

Çekimleme

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

altın kesmek, ateş kesmek, bindiği dalı kesmek, buz kesmek, gırtlağından kesmek, lafını balla kesmek, postayı kesmek, kesip biçmek, kes parmağını çık pazara, merhem buyuran çok olur

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Kırım Tatarca

[düzenle]

kesmek

  1. kesmek

Bağlantılar

[düzenle]
http://ktat.krymr.mobi/a/27180316.html

Türkmence

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

kesmek

  1. kesmek

Kaynakça

[düzenle]
  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.