inmek

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

inmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi iner) -er

  1. yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek
  2. bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak
    Tramvayın ön tarafından hızla inerken, arkasından bir sesin bağırdığını gördü. - P. Safa
  3. dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek
    Dağdan kurt indi.
  4. bir yerden başka bir yere gitmek, varmak (-e)
    Bünyamin, gücünün yettiği kadar hızlı yürüyüp Haliç'e indi. - İ. O. Anar
  5. konaklamak (-e)
    Samananbarı köyünün en büyük ve gösterişli evine inmişlerdi. - H. E. Adıvar
  6. alçalıp eski durumuna dönmek
    Sular indi. Şiş indi.
  7. (ekonomi) fiyatı düşürmek
    Bin lira daha indim, gene almadı.
  8. değeri düşmek
    Altın fiyatları indi.
  9. (argo) vurmak (-e)
    Şimdi kafana inerim!
  10. yıkılmak
    Yağmurdan duvar inmiş.
  11. inme gelmek (-e)
    Sağ tarafına inmiş.
  12. bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak
    Gemi baş döndüren zaferli bir gürültüyle indi sulara... - Ç. Altan
  13. uzamak, ulaşmak
    Beyaz taşlardan yapılmış kısa bir duvarın ötesindeki zeytinlik ta vadiye kadar iniyordu. - Ö. Seyfettin
  14. ağmak
  15. sayısı azalmak
    Evvelden daha çok olduğumuzu zannettiğim hâlde sayımız son günlerde bu miktara inmiştir. - R. N. Güntekin

Karşıt anlamlılar[düzenle]

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

  • Türk Dil Kurumu: "inmek"

Çağatayca[düzenle]

Eylem[düzenle]

  1. nuzul, tenezzül etmek
  2. itât etmek

Eski Türkçe[düzenle]

Nuvola apps kate.png
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem[düzenle]

  1. inmek