İçeriğe atla

inmek

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: in‧mek

Eylem

[düzenle]

inmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi iner)

Kuş, yere iniyor. (1)
İnsanlar, kayıktan iniyorlar. (2)
Su, yukarıdan iniyor. (3)
İnsanlar Taksim'e inmişler. (4)
  1. yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek
    • Oysa bütün bu sürede, demin üzerimizden geçen uçak Yeşilköy'e çoktan inmiştir.
      — 1996, Orhan PAMUK, “Arıların Gecesi”, Öküz, 20. sayı, s. 2
  2. bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak
    • Bu deneyimi ilk kez Avustralya'ya giderken yaşamış, buradan salı günü binip oraya perşembe günü inince çarşambanın arada kaynayıp gitmesine şaşıp kalmıştım.
      — 2026, Feyza HEPÇİLİNGİRLER, “Türkçe Günlükleri”, Varlık, 1420. sayı, s. 90
  3. dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek
    • yeryüzüne başka bir yıldızdan inmiş gibi yabancılar
      — 1960, Attilâ İlhan, Ben Sana Mecburum, Ataç Kitabevi, s. 56
  4. bir yerden başka bir yere gitmek, varmak.
    • Hattâ bir mehtaplı gecede kol kola deniz kenarına kadar inmiştik.
      — 1966, Reşat Nuri GÜNTEKİN, Damga, İnkılâp ve Aka Kitabevleri, s. 33
  5. konaklamak.
    • Samananbarı köyünün en büyük ve gösterişli evine inmişlerdi. - H. E. Adıvar
  6. alçalıp eski durumuna dönmek
    • Sular indi. Şiş indi.
  7. (ekonomi) fiyatı düşürmek
    • Bin lira daha indim, gene almadı.
  8. değeri düşmek
    • Altın fiyatları indi.
  9. (argo) vurmak.
    • Şimdi kafana inerim!
  10. yıkılmak
    • Yağmurdan duvar inmiş.
  11. inme gelmek.
    • Sağ tarafına inmiş.
  12. bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak
    • Gemi baş döndüren zaferli bir gürültüyle indi sulara... - Ç. Altan
  13. uzamak, ulaşmak
    • Beyaz taşlardan yapılmış kısa bir duvarın ötesindeki zeytinlik ta vadiye kadar iniyordu. - Ö. Seyfettin
  14. ağmak
  15. sayısı azalmak
    • Evvelden daha çok olduğumuzu zannettiğim hâlde sayımız son günlerde bu miktara inmiştir. - R. N. Güntekin

Çekimleme

[düzenle]
inmek eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit indim indin indi indik indiniz indiler
hikâye indiydim indiydin indiydi indiydik indiydiniz indiydiler
rivayet — — — — — —
şart indiysem indiysen indiyse indiysek indiyseniz indiyseler
indilerse
belirsiz geçmiş basit inmişim inmişsin inmiş inmişiz inmişsiniz inmişler
hikâye inmiştim inmiştin inmişti inmiştik inmiştiniz inmiştiler
rivayet inmişmişim inmişmişsin inmişmiş inmişmişiz inmişmişsiniz inmişmişler
şart inmişsem inmişsen inmişse inmişsek inmişseniz inmişseler
inmişlerse
geniş basit inerim inersin iner ineriz inersiniz inerler
hikâye inerdim inerdin inerdi inerdik inerdiniz inerdiler
rivayet inermişim inermişsin inermiş inermişiz inermişsiniz inermişler
şart inersem inersen inerse inersek inerseniz inerseler
inerlerse
şimdiki basit iniyorum iniyorsun iniyor iniyoruz iniyorsunuz iniyorlar
hikâye iniyordum iniyordun iniyordu iniyorduk iniyordunuz iniyordular
rivayet iniyormuşum iniyormuşsun iniyormuş iniyormuşuz iniyormuşsunuz iniyormuşlar
şart iniyorsam iniyorsan iniyorsa iniyorsak iniyorsanız iniyorsalar
iniyorlarsa
gelecek basit ineceğim ineceksin inecek ineceğiz ineceksiniz inecekler
hikâye inecektim inecektin inecekti inecektik inecektiniz inecektiler
rivayet inecekmişim inecekmişsin inecekmiş inecekmişiz inecekmişsiniz inecekmişler
şart ineceksem ineceksen inecekse ineceksek inecekseniz inecekseler
ineceklerse
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit ineyim inesin ine inelim inesiniz ineler
hikâye ineydim ineydin ineydi ineydik ineydiniz ineydiler
rivayet ineymişim ineymişsin ineymiş ineymişiz ineymişsiniz ineymişler
şart — — — — — —
şart basit insem insen inse insek inseniz inseler
hikâye inseydim inseydin inseydi inseydik inseydiniz inseydiler
rivayet inseymişim inseymişsin inseymiş inseymişiz inseymişsiniz inseymişler
şart — — — — — —
gereklilik basit inmeliyim inmelisin inmeli inmeliyiz inmelisiniz inmeliler
hikâye inmeliydim inmeliydin inmeliydi inmeliydik inmeliydiniz inmeliydiler
rivayet inmeliymişim inmeliymişsin inmeliymiş inmeliymişiz inmeliymişsiniz inmeliymişler
şart inmeliysem inmeliysen inmeliyse inmeliysek inmeliyseniz inmeliyseler
inmelilerse
emir basit — in insin — inin
ininiz
insinler
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit inmedim inmedin inmedi inmedik inmediniz inmediler
hikâye inmediydim inmediydin inmediydi inmediydik inmediydiniz inmediydiler
rivayet — — — — — —
şart inmediysem inmediysen inmediyse inmediysek inmediyseniz inmediyseler
inmedilerse
belirsiz geçmiş basit inmemişim inmemişsin inmemiş inmemişiz inmemişsiniz inmemişler
hikâye inmemiştim inmemiştin inmemişti inmemiştik inmemiştiniz inmemiştiler
rivayet inmemişmişim inmemişmişsin inmemişmiş inmemişmişiz inmemişmişsiniz inmemişmişler
şart inmemişsem inmemişsen inmemişse inmemişsek inmemişseniz inmemişseler
inmemişlerse
geniş basit inmem inmezsin inmez inmeyiz inmezsiniz inmezler
hikâye inmezdim inmezdin inmezdi inmezdik inmezdiniz inmezdiler
rivayet inmezmişim inmezmişsin inmezmiş inmezmişiz inmezmişsiniz inmezmişler
şart inmezsem inmezsen inmezse inmezsek inmezseniz inmezseler
inmezlerse
şimdiki basit inmiyorum inmiyorsun inmiyor inmiyoruz inmiyorsunuz inmiyorlar
hikâye inmiyordum inmiyordun inmiyordu inmiyorduk inmiyordunuz inmiyordular
rivayet inmiyormuşum inmiyormuşsun inmiyormuş inmiyormuşuz inmiyormuşsunuz inmiyormuşlar
şart inmiyorsam inmiyorsan inmiyorsa inmiyorsak inmiyorsanız inmiyorsalar
inmiyorlarsa
gelecek basit inmeyeceğim inmeyeceksin inmeyecek inmeyeceğiz inmeyeceksiniz inmeyecekler
hikâye inmeyecektim inmeyecektin inmeyecekti inmeyecektik inmeyecektiniz inmeyecektiler
rivayet inmeyecekmişim inmeyecekmişsin inmeyecekmiş inmeyecekmişiz inmeyecekmişsiniz inmeyecekmişler
şart inmeyeceksem inmeyeceksen inmeyecekse inmeyeceksek inmeyecekseniz inmeyecekseler
inmeyeceklerse
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit inmeyeyim inmeyesin inmeye inmeyelim inmeyesiniz inmeyeler
hikâye inmeyeydim inmeyeydin inmeyeydi inmeyeydik inmeyeydiniz inmeyeydiler
rivayet inmeyeymişim inmeyeymişsin inmeyeymiş inmeyeymişiz inmeyeymişsiniz inmeyeymişler
şart — — — — — —
şart basit inmesem inmesen inmese inmesek inmeseniz inmeseler
hikâye inmeseydim inmeseydin inmeseydi inmeseydik inmeseydiniz inmeseydiler
rivayet inmeseymişim inmeseymişsin inmeseymiş inmeseymişiz inmeseymişsiniz inmeseymişler
şart — — — — — —
gereklilik basit inmemeliyim inmemelisin inmemeli inmemeliyiz inmemelisiniz inmemeliler
hikâye inmemeliydim inmemeliydin inmemeliydi inmemeliydik inmemeliydiniz inmemeliydiler
rivayet inmemeliymişim inmemeliymişsin inmemeliymiş inmemeliymişiz inmemeliymişsiniz inmemeliymişler
şart inmemeliysem inmemeliysen inmemeliyse inmemeliysek inmemeliyseniz inmemeliyseler
inmemelilerse
emir basit — inme inmesin — inmeyin
inmeyiniz
inmesinler
hikâye — — — — — —
rivayet — — — — — —
şart — — — — — —

Deyimler

[düzenle]

aşağıya inmek, başına feleğin tokmağı inmek, gökten zembille inmek, halka inmek

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]