İçeriğe atla

bel

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Bel

Dillerarası

[düzenle]

Sembol

[düzenle]

bel

  1. (ISO 639) Beyaz Rusça için ISO 639-2 ve ISO 639-3 standartlarında tespit edilen uluslararası dil kodu.

Türkçe

[düzenle]

Köken 1

[düzenle]

Eski Türkçe [alfabe isteniyor] (bél, “1. gövdenin orta bölümü, 2. iki dağ arasındaki alçak yer”) sözcüğünden.

bel (belirtme hâli beli, çoğulu beller)

Hastanın belinde sarılık var.(1)
Bel (4)
  1. (anatomi) İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm:
    • Işık Kutlu belini taş yapıya yaslamıştı.
      — 2009, Cem KALENDER, Klan, Kavis Kitap, s. 20
  2. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi
    • Bel ağrısı.
  3. (anatomi) Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası.
  4. (coğrafya) Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer
    • Çıksam yüksek bellere gün eylesem. Acep nazlı yâr duyar mı ola? - Halk türküsü
  5. (denizcilik) Geminin orta bölümü.
  6. (kaplar) Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm.
  7. (giyim) Vücudun alt kısmına giyilen giysilerin bele rastlayan bölümü.
    • Okul formasının deminden beri durmaksızın konuşan kareli eteğinin belini bir kat daha kıvırıp etek boyunu dizinin üstü­ne çıkardı.
      — 1997, Feyza HEPÇİLİNGİRLER, “Arkadaşım Kapı Tokmağı”, Öküz, 42. sayı, s. 30

Çekimleme

[düzenle]

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

bel bağlamak, bel kırmak, bel vermek, beli açılmak, beli gevşemek, beli bükülmek, beli kopmak, beli kırılmak, belini alamamak, belini bükmek, belini doğrultmak, belini kırmak, belini çökertmek

Köken 2

[düzenle]

Farsça بیل‎ (bīl, “bir tarım aleti, kürek”) sözcüğünden.

bel (belirtme hâli beli, çoğulu beller)

(aletler): Bel
  1. (aletler) Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı.

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

bel bellemek

Köken 3

[düzenle]

Fransızca Graham Bell özel adından.

bel (belirtme hâli beli, çoğulu beller)

  1. (ölçü birimleri) Ses şiddetiyle ilgili birim.

Köken 4

[düzenle]

bel (belirtme hâli beli, çoğulu beller)

  1. (fizyoloji, halk ağzı) meni kelimesinin eş anlamlısı

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

beli gelmek, belinden gelmek, belinden inmek, beline sağlam olmak

Köken 5

[düzenle]

bel (belirtme hâli beli, çoğulu beller)

  1. (halk ağzı) işaret kelimesinin eş anlamlısı


Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]

Azerice

[düzenle]

bel (bel)

  1. bel

Magindanao dili

[düzenle]

bel

  1. duman

Maranao dili

[düzenle]

bel

  1. duman

Slovence

[düzenle]

bel (bel)

  1. (renkler) ak, beyaz

Ön ad

[düzenle]

bel (bel)

  1. (renkler) ak, beyaz

Volapük dili

[düzenle]

bel (bel)

  1. (doğa bilimi, yüzey bilimi, coğrafya) dağ