dip
Görünüm
| Ayrıca bakınız: DIP |
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]dip (belirtme hâli dibi, çoğulu dipler)
- oyuk veya çukur bir şeyin en alt bölümü
- Denizin dibinde oltanın ucu, etrafında izmaritler oynaşıyor. - A. Ümit
- taban
- Tencerenin dibi.
- dikili duran bir şeyin yerle birleştiği nokta ve çevresi veya bir şeyin yanı başı
- Erkeklerin hepsi duvar dibindeydiler şimdi. - A. Kulin
- kapalı yerin kapıya göre en uzak bölümü
- Karagöz perdesinin karşısına dizilmiş koltuklardan en diptekine oturdu. - A. İlhan
- arka, kıç
- Hepsi de tavuğun dibinden sabah sabah çıkmış, taptazedir. - E. E. Talu
- (tarım) tütünlerde farklı zamanlarda hasat edilen el gruplarından bir grubu[1]
- Külleme, dip-dipüstü ve üçüncü analarda kül rengi yuvarlak lekeler yapar ve kuruduktan sonra yapraklara dokununca kül gibi dağılır.— Ekmel İZDEM, 1944, Dünkü - Bugünkü Akhisar, s. 57, Ülkü Basımevi
Çekimleme
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]çeviriler
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "dip" maddesi
Gagavuzca
[düzenle]Ad
[düzenle]dip
- dip
Tatarca
[düzenle]Belirteç
[düzenle]dip
Kaynakça
[düzenle]- Etymological Dictionaries - Andras Rajki
- ↑ Kurt, Dursun; Yilmaz, Güngör (2018-10-18). "Oryantal tütünde el gruplarına göre verim ve randıman özellikleri". ANADOLU JOURNAL OF AGRICULTURAL SCIENCES. 33 (3). ss. 254–260. doi:10.7161/omuanajas.450842. ISSN 1308-8750.