çökmek
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Eylem
[düzenle]çökmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi çöker)






- Bulunduğu düzeyden aşağı inmek; çukurlaşmak, batmak, obrumak.
- "Altımız oynadı, toprak çöktü üstüme. Bağırıyordum. Toprak sıkıştırıyordu." - Yaşar Kemal
- Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak.
- "Bir, bilemedin bir buçuk kulaçlık bir tavan çöktü bana kalırsa…" - Mustafa Necati Sepetçioğlu
- çömelmek
- Dekoru anlatmadım ki "tepsinin çevresine çökmüş kahvaltı edişimizi" görebilesiniz.— Pınar KÜR, 2004, Küçük Oyuncu, s. 12, Everest Yayınları
- Oturmak, birdenbire oturmak.
- "Soluk soluğa yere çöktü." - Falih Rıfkı Atay
- Birinin, bir şeyin üzerine çullanmak.
- deve, sığır vb. hayvanların olduğu yere oturması.
- Boz renkli bir kaya, tıpkı çökmüş bir hecin sırtını andırıyordu. - Y. K. Karaosmanoğlu
- şakak, avurt vb. içeri doğru girmesi, çukurlaşması.
- Kadının yanakları daha fazla çöktü. - H. E. Adıvar
- basmak, yayılmak
- Geceleri bazen öyle bir sessizlik çöküyor ki muharebenin bu yerlerde olduğuna insanın inanamayacağı geliyor. - N. F. Kısakürek
- sis, duman vb. şeylerin inerek kaplaması.
- İstanbul'un nemli iklimi şubat soğuğuyla birleşip erkenden çökmüştü şehrin üstüne.— Meliha YILDIRIM, 2024, Remil, s. 87, Alakarga Sanat Yayınları
- (mecaz) sarsılıp dinçliğini yitirmek.
- Hastalık esasen üçüncü devrede olduğu için oraya giden Ali bir-iki ay içinde büsbütün çökmüş, kendisinden artık ümit kesilmişti.— Osman Cemal KAYGILI, 2007, İstanbul'da Semai Kahveleri ve Meydan Şairleri, s. 45, Merkez Kitapçılık
- Sıvı maddelerde tortunun dibe oturması.
- (mecaz) son bulmak, yıkılıp dağılmak, göçmek.
- Bir gün vatan çöktü ve millî mabetler istila edildi. - A. Gündüz
- (mecaz) yoğun bir biçimde duymak
- Buna rağmen akşam olup da ortalık kararınca içime sebepsiz bir hüzün çöktü.— Sabahattin Ali, 1943, Kürk Mantolu Madonna, s. 69, Remzi Kitabevi
- kaynar suya atılmış kuru çayın bir süre sonra çaydanlığın dibine inmesi sonucunda çayın içilebilir hâle gelmesi
- Muazzez, çayın çabuk çökmesi için bileğini zarifçe bükerek demliği çay kaşığıyla karıştırıyor, içten içe, mutfağa girdiğini bildiği Haydar'ın tepkisini bekliyordu.— Emrah POLAT, 2015, Köpek Adamlar, s. 49
Çekimleme
[düzenle]Deyimler
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "çökmek" maddesi
Eski Türkçe
[düzenle]Bu sözcüğün, biçim ve içerik olarak Vikisözlük standartlarına ulaşması için elden geçirilmesi gerekmektedir.
Madde düzenleme ve Vikisözlük standartları ile ilgili bilgi
Bu sözcükte ayrıca şu sorunlar da bulunmaktadır:
- Bu söz(cük), ait olduğu dilin kullandığı Eski Türkçe alfabesinde yazılmamıştır.
Eylem
[düzenle]- diz çökmek
- dibe çökmek
Türkmence
[düzenle]Eylem
[düzenle]çökmek
- çökmek
Kaynakça
[düzenle]- Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.