çökmek

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

çökmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi çöker) -er

  1. bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak
    Toprak çökmek; Yol çökmek.
  2. üzerinde bulunduğu yere yıkılmak
    Tavan çökmek; Döşeme çökmek; Ev çökmek.
  3. çömelmek
    Suyun başına çöküp ellerini, yüzünü yıkamaya koyuldu. - H. F. Ozansoy
  4. oturmak, birdenbire oturmak
    Soluk soluğa yere çöktü. - F. R. Atay
  5. deve, sığır vb. olduğu yere oturmak
    Boz renkli bir kaya, tıpkı çökmüş bir hecin sırtını andırıyordu. - Y. K. Karaosmanoğlu
  6. şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak
    Kadının yanakları daha fazla çöktü. - H. E. Adıvar
  7. basmak, yayılmak
    Geceleri bazen öyle bir sessizlik çöküyor ki muharebenin bu yerlerde olduğuna insanın inanamayacağı geliyor. - N. F. Kısakürek
  8. sis, duman vb. inerek kaplamak
    Alaca karanlıklar çökerken köşk bahçesinin parmaklıklarında görünmektedir. - S. Birsel
  9. (mecaz) sarsılıp dinçliğini yitirmek
    Şayet iradesiz bir adamsanız az zamanda çürüyüp çökmeniz pek mümkündür. - R. H. Karay
  10. tortu dibe inmek
  11. (mecaz) son bulmak, yıkılıp dağılmak
    Bir gün vatan çöktü ve millî mabetler istila edildi. - A. Gündüz
  12. (mecaz) yoğun bir biçimde duymak
    Mustafa Kemal'in içine ilk defa bu lisede vatan kaygısı çöktü. - F. R. Atay

Deyimler[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Kaynakça[düzenle]

Eski Türkçe[düzenle]

Nuvola apps kate.png
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem[düzenle]

  1. diz çökmek
  2. dibe çökmek

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

çökmek

  1. çökmek

Kaynakça[düzenle]

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.