çökmek

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

çökmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi çöker) çökmek -er

[1] bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak
Toprak çökmek; Yol çökmek.
[2] üzerinde bulunduğu yere yıkılmak
Tavan çökmek; Döşeme çökmek; Ev çökmek.
[3] çömelmek
Suyun başına çöküp ellerini, yüzünü yıkamaya koyuldu. - H. F. Ozansoy
[4] oturmak, birdenbire oturmak
Soluk soluğa yere çöktü. - F. R. Atay
[5] deve, sığır vb. olduğu yere oturmak
Boz renkli bir kaya, tıpkı çökmüş bir hecin sırtını andırıyordu. - Y. K. Karaosmanoğlu
[6] şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak
Kadının yanakları daha fazla çöktü. - H. E. Adıvar
[7] basmak, yayılmak
Geceleri bazen öyle bir sessizlik çöküyor ki muharebenin bu yerlerde olduğuna insanın inanamayacağı geliyor. - N. F. Kısakürek
[8] sis, duman vb. inerek kaplamak
Alaca karanlıklar çökerken köşk bahçesinin parmaklıklarında görünmektedir. - S. Birsel
[9] (mecaz) sarsılıp dinçliğini yitirmek
Şayet iradesiz bir adamsanız az zamanda çürüyüp çökmeniz pek mümkündür. - R. H. Karay
[10] tortu dibe inmek
[11] (mecaz) son bulmak, yıkılıp dağılmak
Bir gün vatan çöktü ve millî mabetler istila edildi. - A. Gündüz
[12] (mecaz) yoğun bir biçimde duymak
Mustafa Kemal'in içine ilk defa bu lisede vatan kaygısı çöktü. - F. R. Atay

Deyimler[düzenle]

diz çökmek
tavan başına çökmek

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Eski Türkçe[düzenle]

Nuvola apps kate.png
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem[düzenle]

[1] diz çökmek
[2] dibe çökmek

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

çökmek

[1] çökmek

Kaynakça[düzenle]

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.