durmak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Disambig.svg Başka anlamlar veya farklı yazılışlar için bakınız: dur, durak

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

durmak -ur

Anlamlar

[1] hareketsiz durumda olmak
Motorlu su taşıtlarından biri de kanal rıhtımının tam bizim önümüze düşen bir noktasında demir atmış duruyordu. - Y. K. Karaosmanoğlu
[2] işlemez olmak, çalışmamak
Bileğimdeki saat durmuş. - A. Gündüz
[3] bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek
Yolda nerede çeşme gördümse durdum, elimi yüzümü yıkadım, su içtim. - N. Cumalı
[4] dinmek, kesilmek
Yağmur durdu.
[5] varlığını sürdürmek
Türklerin yüzlerce yıl önceki kitabeleri hâlâ duruyor.
[6] var olmak
Bu kadar dersim dururken sinemaya nasıl gideyim?
[7] beklemek, dikilmek
Oturacak değil, ayakta duracak yer yok. - R. N. Güntekin
[8] yaşamak
Anneannen duruyor mu?
[9] birisinin malı olarak bulunmak veya o malla ilişkisi olmak
Yazlık eviniz hâlâ duruyor mu?
[10] kalmak
Artık çok durmamış, yanındaki hanımla birlikte balodan çıkmış. - M. Yesari
[11] bir yerde olmak veya bulunmak
Aspirin getirmeyeceğini adı gibi biliyordu çünkü çekmecesinde dokunulmamış bir kutu duruyordu. - T. Buğra
[12] belli bir durumda, bir görevde bulunmak
Her gelişimde ben de maçları seyreder, kaleci dururdum. - H. Taner
[13] ara vermek
Sabahtan beri hiç durmadım.
[14] bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek
Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi.

Deyimler

dolap beygiri gibi dönüp durmak
selam durmak
sürtüp durmak
üstünde durmak

Kaynakça

Türk lehçeleri

Çeviriler

Yardımcı eylem[düzenle]

Anlamlar

[1] kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

Anlamlar

[1] durmak
[2] ayağa kalkmak, dikilmek

Kaynakça

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.