durmak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Disambig.svg Başka anlamlar veya farklı yazılışlar için bakınız: dur, durak

Türkçe[düzenle]

Lupa.pngEylem[düzenle]

durmak -ur

Zaman Kişi Çekimli eylem
Olumlu Olumsuz
Belirli geçmiş ben durdum durmadım
sen durdun durmadın
o durdu durmadı
biz durduk durmadık
siz durdunuz durmadınız
onlar durdu durmadı
durdular durmadılar
Belirsiz geçmiş ben durmuşum durmamışım
sen durmuşsun durmamışsın
o durmuş durmamış
biz durmuşuz durmamışız
siz durmuşsunuz durmamışsınız
onlar durmuş durmamış
durmuşlar durmamışlar
Geniş zaman ben dururum durmam
sen durursun durmazsın
o durur durmaz
biz dururuz durmayız
siz durursunuz durmazsınız
onlar durur durmaz
dururlar durmazlar
Şimdiki zaman ben duruyorum durmuyorum
sen duruyorsun durmuyorsun
o duruyor durmuyor
biz duruyoruz durmuyoruz
siz duruyorsunuz durmuyorsunuz
onlar duruyor durmuyor
duruyorlar durmuyorlar
Gelecek zaman ben duracağım durmayacağım
sen duracaksın durmayacaksın
o duracak durmayacak
biz duracağız durmayacağız
siz duracaksınız durmayacaksınız
onlar duracak durmayacak
duracaklar durmayacaklar

Ico libri.png Anlamlar

[1] hareketsiz durumda olmak
Motorlu su taşıtlarından biri de kanal rıhtımının tam bizim önümüze düşen bir noktasında demir atmış duruyordu. - Y. K. Karaosmanoğlu
[2] işlemez olmak, çalışmamak
Bileğimdeki saat durmuş. - A. Gündüz
[3] bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek
Yolda nerede çeşme gördümse durdum, elimi yüzümü yıkadım, su içtim. - N. Cumalı
[4] dinmek, kesilmek
Yağmur durdu.
[5] varlığını sürdürmek
Türklerin yüzlerce yıl önceki kitabeleri hâlâ duruyor.
[6] var olmak
Bu kadar dersim dururken sinemaya nasıl gideyim?
[7] beklemek, dikilmek
Oturacak değil, ayakta duracak yer yok. - R. N. Güntekin
[8] yaşamak
Anneannen duruyor mu?
[9] birisinin malı olarak bulunmak veya o malla ilişkisi olmak
Yazlık eviniz hâlâ duruyor mu?
[10] kalmak
Artık çok durmamış, yanındaki hanımla birlikte balodan çıkmış. - M. Yesari
[11] bir yerde olmak veya bulunmak
Aspirin getirmeyeceğini adı gibi biliyordu çünkü çekmecesinde dokunulmamış bir kutu duruyordu. - T. Buğra
[12] belli bir durumda, bir görevde bulunmak
Her gelişimde ben de maçları seyreder, kaleci dururdum. - H. Taner
[13] ara vermek
Sabahtan beri hiç durmadım.
[14] bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek
[15] (yardımcı eylem) kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur
Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi.

Crystal Clear app Login Manager.png Deyimler

dolap beygiri gibi dönüp durmak
selam durmak
sürtüp durmak
üstünde durmak

Books-aj.svg aj ashton 01f.svg Kaynaklar

Nuvola Turkish flag.svg Türk Dilleri

Crystal Clear app internet.png Çeviriler



Türkmence[düzenle]

Lupa.pngEylem[düzenle]

Ico libri.png Anlamlar

[1] durmak
[2] ayağa kalkmak, dikilmek

Books-aj.svg aj ashton 01f.svg Kaynaklar

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.