basmak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Lupa.pngEylem[düzenle]

Zaman Kişi Çekimli eylem
Olumlu Olumsuz
Belirli geçmiş ben bastım basmadım
sen bastın basmadın
o bastı basmadı
biz bastık basmadık
siz bastınız basmadınız
onlar bastı basmadı
bastılar basmadılar
Belirsiz geçmiş ben basmışım basmamışım
sen basmışsın basmamışsın
o basmış basmamış
biz basmışız basmamışız
siz basmışsınız basmamışsınız
onlar basmış basmamış
basmışlar basmamışlar
Geniş zaman ben basarım basmam
sen basarsın basmazsın
o basar basmaz
biz basarız basmayız
siz basarsınız basmazsınız
onlar basar basmaz
basarlar basmazlar
Şimdiki zaman ben basıyorum basmıyorum
sen basıyorsun basmıyorsun
o basıyor basmıyor
biz basıyoruz basmıyoruz
siz basıyorsunuz basmıyorsunuz
onlar basıyor basmıyor
basıyorlar basmıyorlar
Gelecek zaman ben basacağım basmayacağım
sen basacaksın basmayacaksın
o basacak basmayacak
biz basacağız basmayacağız
siz basacaksınız basmayacaksınız
onlar basacak basmayacak
basacaklar basmayacaklar

basmak -ar

Ico libri.png Anlamlar

[1] vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak
Bastığın yerlerde güller açtı, sarıldı ayaklarına. - C. Külebi
[2] küçük çocuklar ayakta durabilmek
[3] bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek
Motor çalıştıktan sonra debriyaja basarsınız. - H. E. Adıvar
[4] sıkıştırarak yerleştirmek
Peyniri küpe basmak.
[5] bası işi yapmak, tabetmek
[6] örtmek, bürümek, kaplamak
Yollarını ot basmış, çamları yükselip saçaklarına el atmış olan bu büyük köşk. - M. Ş. Esendal
[7] bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak
Şuraya başparmağını bas, dediler, ben de bastım. - S. F. Abasıyanık
[8] baskın yapmak
Ölen kızın intikamını almak için köyü basıp yakmış. - E. İ. Benice
[9] bir kimse bir yaşa girmek
On dokuz yaşına yeni basmış, ürkek ve utangaç bir kızdım. - A. Erhat
[10] duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek
Şehri akşamüstü sis basmıştı. - S. F. Abasıyanık
[11] basınç yaparak sıvı ve gazları itmek
Pompa bozulmuş, suyu basmıyor. Otomobilin lastiğine hava basmak.
[12] kümes hayvanları kuluçkaya yatmak
[13] uygunsuz vaziyette yakalamak
[14] bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak
Yüreğinin acısını duyuyordu. Sıkıntı basmış, terlemeye başlamıştı. İzin istedi." - Y. Z. Bahadınlı

Wikt rei-artur3.svg Söyleniş

/ˈbɑsmɑk/

Text-x-generic with pencil.svg Heceleme

bas·mak

Crystal Clear app Login Manager.png Deyimler

Books-aj.svg aj ashton 01f.svg Kaynaklar

Nuvola Turkish flag.svg Türk Dilleri

Crystal Clear app internet.png Çeviriler



Eski Türkçe[düzenle]

Lupa.pngEylem[düzenle]

Ico libri.png Anlamlar

[1] basmak
[2] üzerine çökmek
[3] yıkmak

Türkmence[düzenle]

Lupa.pngEylem[düzenle]

Ico libri.png Anlamlar

[1] basmak
[2] ezmek