İçeriğe atla

yakalamak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • IPA(anahtar): /ja.ka.ɫaˈmak/
  • Heceleme: ya‧ka‧la‧mak

Eylem

[düzenle]
Oyuncu, topu yakalıyor (1)
Polisler adamı yakalamışlar. (2)

yakalamak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi yakalar)

  1. Bir kimseyi veya bir şeyi elle tutmak.
    • "Üç ince dalı birleştirerek sıkıca yakaladım." — Refik Halit Karay
  2. (polis) Kaçan bir kimseyi veya hayvanı ele geçirmek.
  3. Bir kimsenin gitmesini engellemek, durdurmak..
    • "Bu defa Tevfik'i dükkânın kapısında yakaladılar, aynı şeyi ona açtılar." — Halide Edip Adıvar
  4. Bir kimseyi hoşa gitmeyecek bir durumda bulmak, bir kimsenin suçu ortaya çıkmak.
  5. Sözü, bakışı veya işareti fark etmek.
    • "Kat hasta bakıcısının adama baygın bakışlarını yakaladı Fatma." — Peride Celal
  6. Birdenbire etkisi altına almak.
    • "Fırtına ile karışık fena bir yağmur yakaladı." — Aka Gündüz
  7. Arayarak veya rastlantı sonucu bulup bağlantı kurmak.
    • "Zehra, Yorgaki'nin müziğini herhangi bir yerinden yakalıyor." — Attilâ İlhan
  8. Avlamak, tuzakla ele geçirmek.
  9. tutturmak.
  10. Aynı düzeye gelmek.

Çekimleme

[düzenle]
yakalamak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit yakaladım yakaladın yakaladı yakaladık yakaladınız yakaladılar
hikâye yakaladıydım yakaladıydın yakaladıydı yakaladıydık yakaladıydınız yakaladıydılar
rivayet
şart yakaladıysam yakaladıysan yakaladıysa yakaladıysak yakaladıysanız yakaladıysalar
yakaladılarsa
belirsiz geçmiş basit yakalamışım yakalamışsın yakalamış yakalamışız yakalamışsınız yakalamışlar
hikâye yakalamıştım yakalamıştın yakalamıştı yakalamıştık yakalamıştınız yakalamıştılar
rivayet yakalamışmışım yakalamışmışsın yakalamışmış yakalamışmışız yakalamışmışsınız yakalamışmışlar
şart yakalamışsam yakalamışsan yakalamışsa yakalamışsak yakalamışsanız yakalamışsalar
yakalamışlarsa
geniş basit yakalarım yakalarsın yakalar yakalarız yakalarsınız yakalarlar
hikâye yakalardım yakalardın yakalardı yakalardık yakalardınız yakalardılar
rivayet yakalarmışım yakalarmışsın yakalarmış yakalarmışız yakalarmışsınız yakalarmışlar
şart yakalarsam yakalarsan yakalarsa yakalarsak yakalarsanız yakalarsalar
yakalarlarsa
şimdiki basit yakalıyorum yakalıyorsun yakalıyor yakalıyoruz yakalıyorsunuz yakalıyorlar
hikâye yakalıyordum yakalıyordun yakalıyordu yakalıyorduk yakalıyordunuz yakalıyordular
rivayet yakalıyormuşum yakalıyormuşsun yakalıyormuş yakalıyormuşuz yakalıyormuşsunuz yakalıyormuşlar
şart yakalıyorsam yakalıyorsan yakalıyorsa yakalıyorsak yakalıyorsanız yakalıyorsalar
yakalıyorlarsa
gelecek basit yakalayacağım yakalayacaksın yakalayacak yakalayacağız yakalayacaksınız yakalayacaklar
hikâye yakalayacaktım yakalayacaktın yakalayacaktı yakalayacaktık yakalayacaktınız yakalayacaktılar
rivayet yakalayacakmışım yakalayacakmışsın yakalayacakmış yakalayacakmışız yakalayacakmışsınız yakalayacakmışlar
şart yakalayacaksam yakalayacaksan yakalayacaksa yakalayacaksak yakalayacaksanız yakalayacaksalar
yakalayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit yakalayayım yakalayasın yakalaya yakalayalım yakalayasınız yakalayalar
hikâye yakalayaydım yakalayaydın yakalayaydı yakalayaydık yakalayaydınız yakalayaydılar
rivayet yakalayaymışım yakalayaymışsın yakalayaymış yakalayaymışız yakalayaymışsınız yakalayaymışlar
şart
şart basit yakalasam yakalasan yakalasa yakalasak yakalasanız yakalasalar
hikâye yakalasaydım yakalasaydın yakalasaydı yakalasaydık yakalasaydınız yakalasaydılar
rivayet yakalasaymışım yakalasaymışsın yakalasaymış yakalasaymışız yakalasaymışsınız yakalasaymışlar
şart
gereklilik basit yakalamalıyım yakalamalısın yakalamalı yakalamalıyız yakalamalısınız yakalamalılar
hikâye yakalamalıydım yakalamalıydın yakalamalıydı yakalamalıydık yakalamalıydınız yakalamalıydılar
rivayet yakalamalıymışım yakalamalıymışsın yakalamalıymış yakalamalıymışız yakalamalıymışsınız yakalamalıymışlar
şart yakalamalıysam yakalamalıysan yakalamalıysa yakalamalıysak yakalamalıysanız yakalamalıysalar
yakalamalılarsa
emir basit yakala yakalasın yakalayın
yakalayınız
yakalasınlar
hikâye
rivayet
şart
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit yakalamadım yakalamadın yakalamadı yakalamadık yakalamadınız yakalamadılar
hikâye yakalamadıydım yakalamadıydın yakalamadıydı yakalamadıydık yakalamadıydınız yakalamadıydılar
rivayet
şart yakalamadıysam yakalamadıysan yakalamadıysa yakalamadıysak yakalamadıysanız yakalamadıysalar
yakalamadılarsa
belirsiz geçmiş basit yakalamamışım yakalamamışsın yakalamamış yakalamamışız yakalamamışsınız yakalamamışlar
hikâye yakalamamıştım yakalamamıştın yakalamamıştı yakalamamıştık yakalamamıştınız yakalamamıştılar
rivayet yakalamamışmışım yakalamamışmışsın yakalamamışmış yakalamamışmışız yakalamamışmışsınız yakalamamışmışlar
şart yakalamamışsam yakalamamışsan yakalamamışsa yakalamamışsak yakalamamışsanız yakalamamışsalar
yakalamamışlarsa
geniş basit yakalamam yakalamazsın yakalamaz yakalamayız yakalamazsınız yakalamazlar
hikâye yakalamazdım yakalamazdın yakalamazdı yakalamazdık yakalamazdınız yakalamazdılar
rivayet yakalamazmışım yakalamazmışsın yakalamazmış yakalamazmışız yakalamazmışsınız yakalamazmışlar
şart yakalamazsam yakalamazsan yakalamazsa yakalamazsak yakalamazsanız yakalamazsalar
yakalamazlarsa
şimdiki basit yakalamıyorum yakalamıyorsun yakalamıyor yakalamıyoruz yakalamıyorsunuz yakalamıyorlar
hikâye yakalamıyordum yakalamıyordun yakalamıyordu yakalamıyorduk yakalamıyordunuz yakalamıyordular
rivayet yakalamıyormuşum yakalamıyormuşsun yakalamıyormuş yakalamıyormuşuz yakalamıyormuşsunuz yakalamıyormuşlar
şart yakalamıyorsam yakalamıyorsan yakalamıyorsa yakalamıyorsak yakalamıyorsanız yakalamıyorsalar
yakalamıyorlarsa
gelecek basit yakalamayacağım yakalamayacaksın yakalamayacak yakalamayacağız yakalamayacaksınız yakalamayacaklar
hikâye yakalamayacaktım yakalamayacaktın yakalamayacaktı yakalamayacaktık yakalamayacaktınız yakalamayacaktılar
rivayet yakalamayacakmışım yakalamayacakmışsın yakalamayacakmış yakalamayacakmışız yakalamayacakmışsınız yakalamayacakmışlar
şart yakalamayacaksam yakalamayacaksan yakalamayacaksa yakalamayacaksak yakalamayacaksanız yakalamayacaksalar
yakalamayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit yakalamayayım yakalamayasın yakalamaya yakalamayalım yakalamayasınız yakalamayalar
hikâye yakalamayaydım yakalamayaydın yakalamayaydı yakalamayaydık yakalamayaydınız yakalamayaydılar
rivayet yakalamayaymışım yakalamayaymışsın yakalamayaymış yakalamayaymışız yakalamayaymışsınız yakalamayaymışlar
şart
şart basit yakalamasam yakalamasan yakalamasa yakalamasak yakalamasanız yakalamasalar
hikâye yakalamasaydım yakalamasaydın yakalamasaydı yakalamasaydık yakalamasaydınız yakalamasaydılar
rivayet yakalamasaymışım yakalamasaymışsın yakalamasaymış yakalamasaymışız yakalamasaymışsınız yakalamasaymışlar
şart
gereklilik basit yakalamamalıyım yakalamamalısın yakalamamalı yakalamamalıyız yakalamamalısınız yakalamamalılar
hikâye yakalamamalıydım yakalamamalıydın yakalamamalıydı yakalamamalıydık yakalamamalıydınız yakalamamalıydılar
rivayet yakalamamalıymışım yakalamamalıymışsın yakalamamalıymış yakalamamalıymışız yakalamamalıymışsınız yakalamamalıymışlar
şart yakalamamalıysam yakalamamalıysan yakalamamalıysa yakalamamalıysak yakalamamalıysanız yakalamamalıysalar
yakalamamalılarsa
emir basit yakalama yakalamasın yakalamayın
yakalamayınız
yakalamasınlar
hikâye
rivayet
şart

Deyimler

[düzenle]
gagasından yakalamak

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler