ezmek
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: ez‧mek
Köken
[düzenle]Eylem
[düzenle]ezmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi ezer)

- üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek
- Ben kendi hesabıma aruzu bir bal mumu gibi ezer, oynar, istediğim şekle sokardım. - E. B. Koryürek
- ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek
- Rüzgârın içinde birbirini ezercesine kaçıştılar. - S. F. Abasıyanık
- sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek
- Şerbet için şeker ezmek. Boya ezmek.
- Maddi sıkıntıya sokmak.
- "Ağır vergiler halkı eziyordu." - Kâzım Karabekir
- dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak
- Bu yol hayvanı ezdi.
- (mecaz) Karşıdakini tamamen yok edecek biçimde yenmek.
- Düşmanı ezmek.
- (mecaz) Üzerine baskı yaparak hükmü altında inletmek.
- "Yukarıda bulunanlar aşağıdaki halkı eziyorlar, bu zulümdür." - İsmail Habib Sevük
- (mecaz) Üzmek, sıkıntıya sokmak.
- 2022:Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı,, Huzur, sayfa 148 , Dergâh Yayınları
- "Bu yüzden bütün ömrünce farkında olmadan zalim olmuş, kendisini o kadar seven, yaşadığını anlamak için duygularını yaşamağa muhtaç olan babasını adeta ezmişti."
- 2022:Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı,, Huzur, sayfa 148 , Dergâh Yayınları
- (mecaz) Sıkıntı yaratan bir durumu ortadan kaldırmak.
- 2020: Mehmet EROĞLU, 2020, Yarım Kalan Yürüyüş, sayfa 217 , İletişim Yayınları
- "Kolumda dal budak salan ağrıyı ezmek için kaldırımı daraltan taş duvara yaslanıyorum."
- 2020: Mehmet EROĞLU, 2020, Yarım Kalan Yürüyüş, sayfa 217 , İletişim Yayınları
- (argo) harcamak
- Paraları bir haftada ezerim. - S. F. Abasıyanık
Çekimleme
[düzenle]ezmek eyleminin çekimi
Deyimler
[düzenle]Türetilmiş Kavramlar
[düzenle]Çeviriler
[düzenle]çeviriler
|
Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "ezmek" maddesi
Türkmence
[düzenle]Eylem
[düzenle]ezmek
- ıslatmak, suya batırmak veya sokmak
Kaynakça
[düzenle]- Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.