ezmek

Vikisözlük sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Türkçe[değiştir]

Köken[değiştir]

Eski Türkçe

Eylem[değiştir]

ezmek (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi ezer) -er

  1. üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek
    Ben kendi hesabıma aruzu bir bal mumu gibi ezer, oynar, istediğim şekle sokardım. - E. B. Koryürek
  2. ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek
    Rüzgârın içinde birbirini ezercesine kaçıştılar. - S. F. Abasıyanık
  3. sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek
    Şerbet için şeker ezmek. Boya ezmek.
  4. üzmek, sıkıntıya sokmak
    Seven kalbi ezmek, sevmeyen kalbi durdurmaktan daha affedilmez bir cinayettir. - A. Gündüz
  5. dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak
    Bu yol hayvanı ezdi.
  6. yenmek, sindirmek
    Düşmanı ezmek.
  7. harcamak
    Paraları bir haftada ezerim. - S. F. Abasıyanık

Deyimler[değiştir]

Çeviriler[değiştir]

Kaynakça[değiştir]


Türkmence[değiştir]

Eylem[değiştir]

ezmek

  1. ıslatmak, suya batırmak veya sokmak

Kaynakça[değiştir]

  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.