yatmak

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

yatmak -ar yatmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi yatar)

  1. bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak
    Dörtnala giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak. - N. Hikmet
  2. uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek
  3. yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek
    Rüzgârdan bütün ekinler yattı. Gemi sağa yattı.
  4. geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak
    Bu gece nerede yatacağız?
  5. boş yere beklemek
    Mallar depoda yatıyor.
  6. işlemez, çalışmaz durumda kalmak
    Gemi limanda yatıyor.
  7. bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek
    Turşu sirkede yatıyor.
  8. belli bir süreyi cezaevinde geçirmek
  9. ölü gömülmüş olmak
    Mezarlık servilerinin altında ninelerim, teyzelerim yatarlardı. - Halikarnas Balıkçısı
  10. düz bir duruma gelmek, düzleşmek
    Kumaş iyice ütülenince yattı.
  11. -le cinsel ilişkide bulunmak
  12. bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak
  13. heves etmek, eğilmek
    Çalı süpürgelerinin kırmızı çiçeklerindeki bal kokusuna yatmışlardı. - S. F. Abasıyanık
  14. bulunmak, var olmak
    Her ayrıcalık hevesinin kökeninde bir kompleks, bir göstermecilik duygusu yattığı görülür. - H. Taner
  15. olumsuz veya başarısız bir sonuç almak
    Takım bu sezon yattı.
  16. işsiz kalmak, çalışmamak
  17. bilerek yenilmek, şike yapmak

Köken[düzenle]

Türkçe:

Deyimler[düzenle]

Türetilmiş Kavramlar[düzenle]

[*] yatmamak, yatak, yatsı, yatı, yatay

Karşıt Kavramlar[düzenle]

[1][2] kalkmak

Kaynakça[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Atasözleri[düzenle]

Korkulu rüya görmektense uyanık yatmak hayırlıdır