İçeriğe atla

yatmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe [alfabe isteniyor] (yat-, 1. yaymak, sermek [geçişli f.], 2. uyumak (geçişsiz f.)) fiilinden.

Söyleniş

[düzenle]

Eylem

[düzenle]
Kedi yatıyor. (1)
Kadın yatmış. (2)
Adam, motosikleti ile birlikte sola yatmış. (3)
Atatürk'ün naaşının, Anıtkabir'e defnedilmesinden önce Etnografya Müzesi'nde burada yatmıştı. (10)

yatmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi yatar)

  1. bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak
    • Dörtnala giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak. - N. Hikmet
  2. uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek.
    • Uyanırsınız, gün yanı başınızda hazırdır, yatmaya gidersiniz gece yanı başınızda hazırdır ama hangisiyle hazırdır.
      — Durmuş BEYAZIT, 2026, “Yol Üstünde”, Türk Dili, 893. sayı, s. 52
  3. yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek
    • Rüzgârdan bütün ekinler yattı. Gemi sağa yattı.
  4. geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak
    • Bu gece nerede yatacağız?
  5. boş yere beklemek
    • Hakikaten Ürdün bandıralı bir gemi limanda yatıyordu.
      — Mehmet EROĞLU, 2020, Yarım Kalan Yürüyüş, s. 235, İletişim Yayınları
  6. işlemez, çalışmaz durumda kalmak
    • Gemi limanda yatıyor.
  7. bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek
    • Turşu sirkede yatıyor.
  8. (cezaevi) Belli bir süreyi cezaevinde geçirmek.
    • Yahu sen ne diyorsun, burada, bu koğuşta, bu Nurilerin arasında, zorla kendi öz kızının ırzına geç­mekten yatan bile var be.
      — Erdal Öz, 1983, 10. baskı, Yaralısın, s. 183, Can Sanat Yayınları
  9. (hastane) Belli bir süreyi hastanede geçirmek.
    • Hastanenize evvelsi akşam getirilen yaralı. Bir dakika... Üç yüz altıda yatıyormuş.
      — Mehmet EROĞLU, 2020, Yarım Kalan Yürüyüş, s. 33, İletişim Yayınları
  10. (ölüm) ölünün gömülmüş olması.
    • O gün, onu hısım, akraba hep birden bir eski camiin avlusundaki küçük bir mezarlığa götürmüşler, orada henüz düzeltilmemiş bir toprak yığını göstererek, annen burada yatıyor, demişlerdi.
      — Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, s. 39, Dergâh Yayınları
  11. düz duruma gelmek, düzleşmek
    • Kumaş iyice ütülenince yattı.
  12. (cinsel ilişki) cinsel ilişkide bulunmak.
    • Onunla yatmayı, sevişmeyi, bu anlamda birlikte olmayı düşleyemiyordu bile.
      — Murathan Mungan, 2011, Beşpeşe, s. 29, Metis Yayınları
  13. bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak
  14. heves etmek, eğilmek
    • Çalı süpürgelerinin kırmızı çiçeklerindeki bal kokusuna yatmışlardı. - S. F. Abasıyanık
  15. bulunmak, var olmak
    • Her ayrıcalık hevesinin kökeninde bir kompleks, bir göstermecilik duygusu yattığı görülür. - H. Taner
  16. olumsuz veya başarısız sonuç almak
    • Takım bu sezon yattı.
  17. işsiz kalmak, çalışmamak
  18. bilerek yenilmek, şike yapmak

Çekimleme

[düzenle]
yatmak eyleminin çekimi
olumlu çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit yattım yattın yattı yattık yattınız yattılar
hikâye yattıydım yattıydın yattıydı yattıydık yattıydınız yattıydılar
rivayet
şart yattıysam yattıysan yattıysa yattıysak yattıysanız yattıysalar
yattılarsa
belirsiz geçmiş basit yatmışım yatmışsın yatmış yatmışız yatmışsınız yatmışlar
hikâye yatmıştım yatmıştın yatmıştı yatmıştık yatmıştınız yatmıştılar
rivayet yatmışmışım yatmışmışsın yatmışmış yatmışmışız yatmışmışsınız yatmışmışlar
şart yatmışsam yatmışsan yatmışsa yatmışsak yatmışsanız yatmışsalar
yatmışlarsa
geniş basit yatarım yatarsın yatar yatarız yatarsınız yatarlar
hikâye yatardım yatardın yatardı yatardık yatardınız yatardılar
rivayet yatarmışım yatarmışsın yatarmış yatarmışız yatarmışsınız yatarmışlar
şart yatarsam yatarsan yatarsa yatarsak yatarsanız yatarsalar
yatarlarsa
şimdiki basit yatıyorum yatıyorsun yatıyor yatıyoruz yatıyorsunuz yatıyorlar
hikâye yatıyordum yatıyordun yatıyordu yatıyorduk yatıyordunuz yatıyordular
rivayet yatıyormuşum yatıyormuşsun yatıyormuş yatıyormuşuz yatıyormuşsunuz yatıyormuşlar
şart yatıyorsam yatıyorsan yatıyorsa yatıyorsak yatıyorsanız yatıyorsalar
yatıyorlarsa
gelecek basit yatacağım yatacaksın yatacak yatacağız yatacaksınız yatacaklar
hikâye yatacaktım yatacaktın yatacaktı yatacaktık yatacaktınız yatacaktılar
rivayet yatacakmışım yatacakmışsın yatacakmış yatacakmışız yatacakmışsınız yatacakmışlar
şart yatacaksam yatacaksan yatacaksa yatacaksak yatacaksanız yatacaksalar
yatacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit yatayım yatasın yata yatalım yatasınız yatalar
hikâye yataydım yataydın yataydı yataydık yataydınız yataydılar
rivayet yataymışım yataymışsın yataymış yataymışız yataymışsınız yataymışlar
şart
şart basit yatsam yatsan yatsa yatsak yatsanız yatsalar
hikâye yatsaydım yatsaydın yatsaydı yatsaydık yatsaydınız yatsaydılar
rivayet yatsaymışım yatsaymışsın yatsaymış yatsaymışız yatsaymışsınız yatsaymışlar
şart
gereklilik basit yatmalıyım yatmalısın yatmalı yatmalıyız yatmalısınız yatmalılar
hikâye yatmalıydım yatmalıydın yatmalıydı yatmalıydık yatmalıydınız yatmalıydılar
rivayet yatmalıymışım yatmalıymışsın yatmalıymış yatmalıymışız yatmalıymışsınız yatmalıymışlar
şart yatmalıysam yatmalıysan yatmalıysa yatmalıysak yatmalıysanız yatmalıysalar
yatmalılarsa
emir basit yat yatsın yatın
yatınız
yatsınlar
hikâye
rivayet
şart
olumsuz çekimler
tekil çoğul
ben sen o biz siz onlar
bildirme (haber)
kipleri
belirli geçmiş basit yatmadım yatmadın yatmadı yatmadık yatmadınız yatmadılar
hikâye yatmadıydım yatmadıydın yatmadıydı yatmadıydık yatmadıydınız yatmadıydılar
rivayet
şart yatmadıysam yatmadıysan yatmadıysa yatmadıysak yatmadıysanız yatmadıysalar
yatmadılarsa
belirsiz geçmiş basit yatmamışım yatmamışsın yatmamış yatmamışız yatmamışsınız yatmamışlar
hikâye yatmamıştım yatmamıştın yatmamıştı yatmamıştık yatmamıştınız yatmamıştılar
rivayet yatmamışmışım yatmamışmışsın yatmamışmış yatmamışmışız yatmamışmışsınız yatmamışmışlar
şart yatmamışsam yatmamışsan yatmamışsa yatmamışsak yatmamışsanız yatmamışsalar
yatmamışlarsa
geniş basit yatmam yatmazsın yatmaz yatmayız yatmazsınız yatmazlar
hikâye yatmazdım yatmazdın yatmazdı yatmazdık yatmazdınız yatmazdılar
rivayet yatmazmışım yatmazmışsın yatmazmış yatmazmışız yatmazmışsınız yatmazmışlar
şart yatmazsam yatmazsan yatmazsa yatmazsak yatmazsanız yatmazsalar
yatmazlarsa
şimdiki basit yatmıyorum yatmıyorsun yatmıyor yatmıyoruz yatmıyorsunuz yatmıyorlar
hikâye yatmıyordum yatmıyordun yatmıyordu yatmıyorduk yatmıyordunuz yatmıyordular
rivayet yatmıyormuşum yatmıyormuşsun yatmıyormuş yatmıyormuşuz yatmıyormuşsunuz yatmıyormuşlar
şart yatmıyorsam yatmıyorsan yatmıyorsa yatmıyorsak yatmıyorsanız yatmıyorsalar
yatmıyorlarsa
gelecek basit yatmayacağım yatmayacaksın yatmayacak yatmayacağız yatmayacaksınız yatmayacaklar
hikâye yatmayacaktım yatmayacaktın yatmayacaktı yatmayacaktık yatmayacaktınız yatmayacaktılar
rivayet yatmayacakmışım yatmayacakmışsın yatmayacakmış yatmayacakmışız yatmayacakmışsınız yatmayacakmışlar
şart yatmayacaksam yatmayacaksan yatmayacaksa yatmayacaksak yatmayacaksanız yatmayacaksalar
yatmayacaklarsa
dilek (tasarlama)
kipleri
istek basit yatmayayım yatmayasın yatmaya yatmayalım yatmayasınız yatmayalar
hikâye yatmayaydım yatmayaydın yatmayaydı yatmayaydık yatmayaydınız yatmayaydılar
rivayet yatmayaymışım yatmayaymışsın yatmayaymış yatmayaymışız yatmayaymışsınız yatmayaymışlar
şart
şart basit yatmasam yatmasan yatmasa yatmasak yatmasanız yatmasalar
hikâye yatmasaydım yatmasaydın yatmasaydı yatmasaydık yatmasaydınız yatmasaydılar
rivayet yatmasaymışım yatmasaymışsın yatmasaymış yatmasaymışız yatmasaymışsınız yatmasaymışlar
şart
gereklilik basit yatmamalıyım yatmamalısın yatmamalı yatmamalıyız yatmamalısınız yatmamalılar
hikâye yatmamalıydım yatmamalıydın yatmamalıydı yatmamalıydık yatmamalıydınız yatmamalıydılar
rivayet yatmamalıymışım yatmamalıymışsın yatmamalıymış yatmamalıymışız yatmamalıymışsınız yatmamalıymışlar
şart yatmamalıysam yatmamalıysan yatmamalıysa yatmamalıysak yatmamalıysanız yatmamalıysalar
yatmamalılarsa
emir basit yatma yatmasın yatmayın
yatmayınız
yatmasınlar
hikâye
rivayet
şart

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

aklı yatmak, çamura yatmak, sırt üstü yatmak, yan gelip yatmak


Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "YATMAK :"
  • Nişanyan Sözlük'te: yatmak.