İçeriğe atla

düz

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: duz

Türkçe

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

düz (karşılaştırma daha düz, üstünlük en düz)

Yere düz bir tren (1)
Düz bir yol. (2)
Sapı düz bir ustura. (3)
Düz bir tabak (5)
Düz bir saç (6)
  1. yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan; yeksan.
  2. kıvrımlı olmayan; doğru, stabil.
  3. yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan; müstevi.
  4. (ayak giyimi) kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı)
  5. Yayvan, altı derin olmayan.
    • Düz kayık. Düz tabak.
  6. (saç) Kıvırcık veya dalgalı olmayan (saç).
  7. (sanat, edebiyat) Yalın, sade, süssüz olan.
    • Düz bir anlatım.
  8. (kumaş) Çizgisiz, desensiz ve tek renkli.
    • Düz bir kumaş.

düz (belirtme hâli düzü, çoğulu düzler)

  1. (coğrafya) engebesiz olan yer; düzlük, ova, müstevi
    • Geçtiğimiz yollar, ovalar, düzler, köyler Cihanbeyli'de düğümlenmişti.
      — Ümit KAFTANCIOĞLU, 2022, Altın Ekin, s. 53, Dinozor Genç
  2. (alkollü içecekler) düz rakı

Çeviriler

[düzenle]
ad

Çeviriler

[düzenle]
ön ad

Kaynakça

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Azerice

[düzenle]

düz

  1. doğru

Ön ad

[düzenle]

düz

  1. düz, düzgün, doğru, rast, pürüzsüz

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe tüz

Ön ad

[düzenle]

düz

  1. düz, düzgün, doğru, rast, pürüzsüz