beklemek

Vikisözlük sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

beklemek -r

[1] bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak
Ben de seni bekliyordum zaten. - A. Ümit
[2] süre tanımak, acele etmemek
Bu ikramın sebebini anlamak için telaşsız bekledi. - N. Hikmet
[3] bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek
Eşyayı beklemek. Tutukluları beklemek.
[4] ummak
Nikâhtan bu kadar keramet bekleme! - P. Safa
[5] karşılaşma ihtimali bulunmak
Oysa bizi bekleyen yaşam bu değildi. - R. Mağden
[6] aramak, istemek
Bu tecrübeli deniz kurdunun muhakkak bir beklediği var. - F. F. Tülbentçi
[7] oyalanmak

Yazılışlar[düzenle]

بکلمک

Deyimler[düzenle]

dört gözle beklemek
nöbet beklemek
yolunu beklemek

Kaynakça[düzenle]

Türk lehçeleri[düzenle]

Çeviriler[düzenle]

Eski Türkçe[düzenle]

Eylem[düzenle]

[1] beklemek
[2] gözetmek
[3] saklamak
[4] hapsetmek
[5] pekitmek
[6] kapatmak

Türkmence[düzenle]

Eylem[düzenle]

[1] kapamak, örtmek
[2] kuvvetlendirmek, güçlendirmek, sağlamlaştırmak.