gece
Görünüm
| Ayrıca bakınız: geçe |
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]Osmanlı Türkçesi گیجه, Eski Anadolu Türkçesi, Eski Türkçe 𐰛𐰃𐰲𐰀 (𐰛iča).
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]gece (belirtme hâli geceyi, çoğulu geceler)

- (zaman) Akşamdan sonra başlayan ve gün ağarıncaya kadar geçen zaman dilimi; tün, şeb.
- Üç gecedir ki, o da doğru dürüst uyumamış, babasının odasında, çıkmanın geniş sedirinde uyku taklidi yaparak onlarla beraber hastayı beklemişti.— Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, s. 16, Dergâh Yayınları
- Bu süre içindeki karanlık.
- Eğlence, anma vb. amaçlarla geceleyin düzenlenen toplantı.
- "Bütün çalgıları, dansları, şarkıları ve bütün külfetleriyle o geceler geldi çattı." - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Çekimleme
[düzenle]Belirteç
[düzenle]gece
Atasözleri
[düzenle]- ergen gözüyle kız alma, gece gözüyle bez alma
- gece işi kör işi
- gece yağar gündüz açar, yıl düzgünlüğü; erkek söyler kadın susar, ev düzgünlüğü
- gündüz yağar gece açar, yıl bozgunluğu; kadın söyler erkek susar, ev bozgunluğu
- komşu boncuğunu çalan gece takınır
- köre şimdi gece demişler; ne zaman gündüzdü demiş
Deyimler
[düzenle]geceye kalmak, geceyi gündüze katmak, gecesini gündüzüne katmak
Kelime birliktelikleri
[düzenle]gece bekçisi, gece gösterimi, gecce gündüz, gece hayatı, gece işçiliği, gece kıyafeti, gecekondu, gece körlüğü, gece kulübü, gece kuşu, gece mavisi, gece öğretimi, gecesefası, gece uçuşu, gece yanığı, gece yarısı, gece yatısı, gece yayı, gecenin körü, yarı gece, ateş gecesi, Berat gecesi, cuma gecesi, donanma gecesi, Kadir gecesi, kandil gecesi, kına gecesi, Mevlit gecesi, Miraç gecesi, Regaip gecesi, sıra gecesi.
Çeviriler
[düzenle]gece
Kaynaklar
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "gece" maddesi
Kırım Tatarcası
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: ge‧ce
Ad
[düzenle]gece
- (zaman) gece